Paylaşcaz

Paylaşacak Çooook Şey Var




Konuyla ilgili internet üzerinden araştırma yaparken de, bu sistemde bir eğitim almaya karar verdiğinizde de karşılaşacağınız bazı terimler var. Bunlardan en belli başlı olan, sık karşılaşılanları ve açıklamaları aşağıda.

Asenkronize Eğitim / Asynchronous Learning: Katılımın zamana yayılarak yapıldığı eğitim sistemi. Öğrencileri zaman ve mekân sorunlarından soyutlar. Kendi istedikleri zamanda oldukları yerden dersleri takip edip tartışmalara katılabilirler.

Bilgisayar Temelli Eğitim / Computer Based Training (CBT): Motivasyon ve gerekli yardımların bilgisayar programı tarafından yapıldığı sistem. Düşünsene sana motive edici mailler gönderen bir bilgisayar var. CD-ROM, LAN veya internet üzerinden yapılır. Uzmanlar tarafından hazırlanır.

Correspondence Course: 1980’lerde popüler hâle gelen, mektuplaşmalar sayesinde iletişim kurularak eğitim verilen bir sistem.

Distance Education: Uzaktan eğitim adını verebileceğimiz, mektuplaşmalar, internet, videolar, telefon konferansları ve benzeri alet edevat sayesinde iletişim kurulan yepyeni bir eğitim sisteminin genel adı. Distance Learning, Distance Training, Distributed Learning, Web Based Training (WBT), Online Training, Online Learning terimleri de aynı kapıya çıkıyor.

e-Learner: İnternet bazlı bir eğitim sisteminin güzide öğrencisi.

Instructor-led Training (ILT): Birebir ya da uzaktan da olabilir, ama mutlaka bir danışmanın size her türlü sorunuz için yardım ettiği eğitim sistemi.

Senkronize Eğitim / Synchronous Learning: Katılımın eş zamanlı yapıldığı bir eğitim. Öğrencilerin aynı zamanda sınıfta olmasını gerektirir. Ancak sınıf kavramı duvarlardan oluştuğu gibi internet üzerindeki bir tartışma odasından da ibaret olabilir. Yani uzaktan eğitimde de “synchronous learning” yapılabilir.

Devamını okuyun...>>




Ön Lisans KPSS Puanını Hesaplama Programı

Ön Lisans KPSS Puanını Hesaplama Programı, siz ön lisans mezunları için yaptım. Sınavdan sonra ya da denemelerden sonra doğru ve yanlış sayılarınızı girdikten sonra program size net sayılarınızı ve puanınızı otomatik olarak hesaplayacaktır. Yaptığınız denemeleri kayıt altında tutabileceksiniz. Denemelerinizi karşılaştırabileceksiniz.

Programda (puan sapmasından dolayı) gerçek puanınızda maksimum +2 veya minimum -2 puan fark olabilir. Yani program kesin sonucu vermeyebilir. Ama en yakın puanı verecektir.

İNDİR

zeynelim

Devamını okuyun...>>

23.2.10

Staj




Olmuşken en iyisi olsun

İş hayatına sağlam bir adım atmak istiyorsan; telekomdan otomotive, tekstilden elektroniğe, finanstan turizime kadar hemen hemen her sektörde üniversite öğrencilerine staj imkânı veren, başarılı geçenlere iş imkânı sağlayan şirketlerin birinde staj yapmalısın.

Bazı şirketler, değil stajyerlere hazır olmak, stajyer almayı angarya olarak bile görebiliyor, hatta neredeyse stajyer almak konusunda “almayacağım işte” diye inat bile edebiliyorlar.

Ancak; titiz ve gönlünü işine vermiş insan kaynaklarına sahip olan ve bu konuyu gerçekten önemseyen şirketler;

•Şirkete geleceğin çalışan adaylarını kazandırmak,
•Genç üniversitelilere iş dünyası ile tanışma fırsatı sunmak,
•Şirkete, taze, genç ve dinamik dış görüş sağlama gibi artılar getirebilecek

Önemli bir görev olarak görüyorlar stajı.

Hadi sana kolay gelsin, “böyle bir şirketle karşılaşırsın inşallah” diyorsak da moralini bozma. Hangi şartlar altında olursan ol, hayat karşına sana yardımcı olacak fırsatları çıkaracaktır.

Sen engellere ve zorluklara odaklanmak yerine, fırsatlara odaklanırsan, kendine mutlaka iyi bir staj imkânı sağlayabilirsin. Yapacağın en önemli şey, ilgilendiğin iş konularındaki şirketleri bir dedektif gibi araştırmak olmalıdır. Stajdan işe geçiş, maaşla çalıştırma gibi konularda şirket hakkında edinebileceğin tüm bilgileri edin. “Bir yere kapağı atmak” düşüncesinden kurtulup sana aradıklarını sunacak, senin de onlara aradıklarını verebileceğin yerde staj yaparsan, zamanını boşa harcamamış olursun.

Nerede staj yapabilirim?

Staj yapmak istediğin yeri seçerken, o yerin ne kadar havalı olduğunu unut! Her şeyden önce; iş yaşamında yer almak istediğin tarzda bir iş yeri mi? Önce onu öğrenmeye çalış.



Eski stajyerlerden ve orada çalışanlardan, nasıl bir staj programı uyguladıkları ile ilgili bilgi almayı dene, çünkü birçok kurum, değil stajyerlere hazır olmak ya da onlara verilecek programı önceden tasarlamak, Türkiye'deki üniversitelerin tatil dönemlerini bile takvimlerine işlemiyor.

Stajyerler gelmeden önce onlara verilecek iş, kullanılacak ekipman gibi konularda plan yapılmadığı için staja başladığında oturacak yer ya da yapılacak iş, seninle konuşacak ve bilgi verecek bir tek kişi bile bulamayabilirsin. Bu şirketlerde staj, çoğu kez yeni bir kimlikle “ofisboyluk” kariyeri olarak karşına çıkabilir. Şirketteki yöneticilerin, diğer çalışanlara göndermek istediği şeyleri götürmek, masaların üzerinde birikmiş evrakları, ortadan ikiye katlayıp uygun yerden delerek düzenli klasörler oluşturmak, santral görevlisi olarak, departmana gelen bütün telefonlara “şu anda yerinde yok, bir notunuz varsa ileteyim. Neyle ilgili aramıştınız? On dakika sonra sizi arayacak” şeklinde cevap vermek...

İşte bu gibi, stajyer almayı külfet olarak gören, stajyerlerin ayak altında dolaşan kişiler olduğunu düşünen şirketlerden uzak durmaya çalış. Hatta bu şirketler, her ne kadar mevzuatta yer alsa da, stajyerlere para da ödemezler.

Kariyer günleri

Bunları duyduğunda “Eyvah! Ben şimdi ne yapacağım, iyi bir şirketi nereden bulacağım?” diyebilirsin ama korkma!

Şirketler hakkında daha iyi bilgiye sahip olmak istiyorsan, üniversitedeki işletme kulüplerinin düzenledikleri, şirketlerin adaylarla kişisel olarak buluştukları “kariyer günleri”ne katıl. Genellikle bu organizasyonlarda öğrenciler, rahat ve hızlı bir şekilde şirket yetkilileri ile temasa geçerek bol bol form doldurabiliyorlar ve şirketleri yakından tanıyabiliyorlar.

Teori başka pratik başka

Bazılarımız stajı yaz tatili katili, tatsız bir zorunluluk olarak görebilir ama uzmanlara göre bu bakış açısı hiç doğru değil, çünkü staj sayesinde ilerideki yıllarda çalışacağın iş kolu hakkında daha fazla fikir sahibi olabilir, okulda öğrendiklerinle gerçek hayattaki karşılıkları arasında bir bağ kurabilirsin. Hatta yanlış alanda çalıştığına karar verip bunu bir başka sektöre adım atmak için de kullanabilirsin.



Staj, okulda okuduğun şeylerle, gerçek yaşam arasında bir köprü olarak çıkar karşına. Okulda olduğun son birkaç yıl sınav kâğıtlarında, ödev sonuçlarında, üzerinde çalıştığın birçok konu artık günlük yaşamının bir parçası olacaktır.

Üniversite yılları boyunca sana neler yapman gerektiğini, mesleğini nasıl yapacağını anlatan, neredeyse neler bildiğini senden daha iyi bilen ve seni yönlendiren hocaların da dışarıdaki amansız yarışta yanında yok artık... Bundan sonra iş hayatı ile ilgili her türlü zorluğa kendin göğüs germek zorundasın.

Bu yüzden staja başladığın andan itibaren, mesleğinle ilgili uygulamalarda daha iyi bir izleyici olmalısın. Yanında mutlaka bir defter bulundurmalısın, görebildiğin her şeyi not etmelisin. Hiç kimse sana bir şey öğretmeyebilir, olsun... Sen de kendin izler, keşfeder ve öğrenirsin.

Şirkette yardımsever, bilgili örnek bir yönetici veya kıdemli bir çalışan varsa, sana ayırabilecek zamanı olduğunda bunu hemen değerlendirmelisin ve seni başarıya götürecek yolları önceden saptayıp ondan yardım istemelisin. Onun sana öğretecekleri, özgeçmişine katkı sağlayıp başlamak üzere olduğun her işte sana kolaylık sağlayacak; vizyonunu genişletmene, kariyer planlarını netleştirmene de yardımcı olacaktır.

Staj yaparken tüm potansiyelini de iyi bir şekilde değerlendirmelisin! Kendini ölçtükten ve düşlerine nasıl ulaşacağını saptadıktan sonra, o düşlere hizmet etmeyecek işlere “hayır” demeyi ve seni isteklerine ulaştıracak işlere yeşil ışık yakmayı öğrenmelisin.

Üniversiteden mezun olduktan sonra işe başvururken stajın boyunca edindiğin deneyimlerle;

•Ne istediğini biliyorsan ve bunu gösterebiliyorsan,
•Mesleki açıdan kendine inanıyor ve güveniyorsan,
•Başvurmak istediğin şirketin senin ilkelerine ve beklentilerine uyduğunu düşünüyorsan,
•O mesleğin senin için biçilmiş kaftan olduğuna, bilgi ve becerilerini sürekli geliştireceğine ve o mesleğe çok şey katacağına inanıyorsan,
hiç tereddüt etmeden o işe başvurmalısın!

exi26.com

Devamını okuyun...>>





Üniversitelerden oluşturulacak bir ekibin, 2009 ÖSS’de “sıfır” alan adaylarla yüz yüze görüşerek sıfır almalarının nedenlerini araştırması planlanıyor.

YÖK ve Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) yetkililerinin dün gerçekleştirdiği “2009 ÖSS ve ÖSYS Sonuçları ile Ortaöğretimin Sorunları ve Çözüm önerileri” başlıklı toplantıya başkanlık eden YÖK üyesi Prof. Dr. Durmuş Günay, AA muhabirine yaptığı açıklamada, toplantıda, kamuoyunda “ÖSS’de sıfır alan adaylar” olarak isimlendirilen adayların durumunun da ele alındığını belirtti.

Sınav sonuçlarının açıklanmasının ardından ÖSS ve ortaöğretim ile ilgili tartışmalar yapıldığına işaret eden Günay, konuyu değerlendirmek üzere YÖK ile MEB yetkililerinden oluşan bir komisyon kurulduğunu belirterek, komisyonun dün ilk toplantısını gerçekleştirdiğini bildirdi.

Toplantıda, “üniversitelerin ortaöğretimden hangi özelliklere sahip öğrenciler beklediği”, “MEB’in YÖK’ten beklentileri” başta olmak üzere diğer konularda görüş alışverişinde bulunulduğunu dile getiren Günay, akademik çalışmalar yapılması görüşünün oluştuğunu anlattı.


2009-ÖSS’de 29 bin adayın “sıfır” aldığını, bu rakamın önceki yıllarda da 57 bine kadar yükseldiğini anımsatan Günay, bu adayların neden böyle sonuç aldıklarının anlaşılması için oluşturulacak bir ekibin araştırma yapması için proje hazırlanması fikrinin ele alındığını bildirdi.

Üniversitelerden oluşturulacak bu akademik ekibin, konuyu “sıfır” alan adaylarla yüz yüze görüşerek bu sonucu almalarının nedenlerini ortaya çıkarmaya çalışacağını ifade eden Günay, şunları kaydetti:
“Bu ekip bilimsel çerçevede adaylarla anketler yoluyla ve görüşerek saha çalışması yapacak. Tabii adayların hepsi ile değil ama bir örneklem seçilerek görüşülebilir. Çünkü ’sıfır’ alan adaylar tüm illerde var ve adayların bilgileri de ÖSYM’de mevcut. Bu nedenle yüz yüze görüşme imkanı olabilir, nedenleri adaylardan birebir öğrenilebilir. Bu yolla ’sıfır’ alan adaylar neden bu sonucu almış anlamaya çalışacağız.”

-ÇUBUKÇU VE ÖZCAN’A RAPOR SUNULACAK-
Toplantıda ortaya çıkan görüşlerin ve değerlendirmelerin raporlaştırılarak Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu ile YÖK Başkanı Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan’a sunulacağını belirten Günay, bundan sonraki toplantının 15 Ekim 2009’da gerçekleştirileceğini bildirdi.

Toplantıya, MEB Müsteşar Yardımcısı Mehmet Temel, Talim ve Terbiye Kurulu Başkanı Merdan Tufan, MEB Ortaöğretim, Erkek Teknik Öğretim, Kız Teknik Öğretim ve Din Eğitimi genel müdürleri ile ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Ünal Yarımağan ve diğer bazı yetkililer katılmıştı.

Devamını okuyun...>>





Yüksek lisans, doktora, ön kayıt ve özel yetenek sınavı ile yükseköğretim programlarına girmeye hak kazanan öğrenciler, yurt, burs, öğrenim ve katkı kredisi başvurularını 23 Eylül Çarşamba gününden itibaren yapabilecek.

Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Genel Müdürlüğünden yapılan açıklamaya göre, yurt, burs, öğrenim ve katkı kredisi başvuruları, “www.kyk.gov.tr” internet adresi üzerinden 23 Eylül-4 Ekim tarihleri arasında gerçekleştirilebilecek.
Devamını okuyun...>>





Çağdaş Eğitim Vakfı

Çağdaş Eğitim Vakfı bursları her yıl yüzlerce öğrenciye verilmektedir. Vakıf burs vereceği öğrencileri seçerken, öğrencilerin Atatürk ilke ve inkılaplarına bağlı, cumhuriyete saygılı, laik bireyler olmasına dikkat ediyor. Ayrıca bu vakıftan burs alabilmek için İstanbul’da bir devlet üniversitesinde okuyor olmak gerekiyor. Ayrıca bu vakfın görüşlerine aykırı bir yerden burs almıyor olmak gerekiyor. Vakıf burs vereceği öğrencilerden, vakfın düzenleyeceği etkinliklere katılmalarını istiyor. Vakıf yeni burs kazananları, gerekli evrakları tamamladıktan sonra sözlü mülakata çağırıyor. Sözlü mülakatı geçen adaylar vakıftan her ay 120 lira burs kazanıyor.

Vakfın İletişim Adresleri:
Kocatepe Mahallesi Feridiye Caddesi No:53 Posta kodu: 34437 İstanbul / Taksim Telefon: 212 297 69 79 – 80 email:sekreterya@cev.org.tr
İş Dünyası Vakfı
İş Dünyası Vakfı üniversite öğrencilerine burs veren vakıflardan biridir. Her sene onlarca öğrenciye burs veren İş Dünyası Vakfı 2009-2010 öğretim yılında da bu geleneğini devam ettirecek. Bu vakıfta 15 Ekim tarihine kadar aşağıda belirttiğimiz adrese başvurabilirsiniz.
Feshane Cad. Numara : 17 Eyüp – İSTANBUL Tel: 212 497 03 03 Faks: 212 497 04 04
—-
1884 Vakfı
İstanbul’ 1884 Vakfı İstanbul’ da burs veren vakıflardan bir tanesidir. Vakfın kurulma amaçlarından en önemlisi, herhangi bir karşılık beklemeden ihtiyaç sahiplerine maddi ve manevi destek sağlamaktır. Merkezi İstanbul’ da bulunan vakıf sadece İstanbul’ da devlet üniversitelerinde okuyan öğrencilere yönelik burs hizmeti sağlamaktadır. 1884 vakfı burs başvurusu çoğu burs veren yerlerden farklı olarak internet üzerinden yapılmaktadır. Bu yönden vakfın burs dağıtırken, tarafsız davrandığı düşünülebilir.
Bu vakfın burs başvuru tarihleri 15 Eylül- 15 Ekim tarihleri arasındadır. (BURS BAŞVURUSUNU 15 EYLÜL TARİHİNDEN ÖNCE YAPMAYA ÇALIŞMAYIN VAKIF KABUL ETMİYOR)

Anadolu Eğitim Vakfı
Bursu Bu vakfın amacı, ihtiyaç sahibi öğrencilere burs yardımında bulunarak, öğrencilerin eğitimine bir nebze de olsa katkıda bulunmaktadır. Her yıl yüzlerce öğrenciye burs veren vakıf burs verirken öncelikle öğrencinin maddi durumuna bakar daha sonra, başarısına bakarak burs vereceği öğrencileri seçer.
Daha detaylı bilgi için Adres : Necatibey Caddesi Güneşli Apartmanı. No:16 Daire:14 Sıhhiye / Ankara Telefon : 0312 229 68 16
—
Başbakanlık Bursu
Başbakanlık bursu, üniversitede okuyan öğrencilere devlet tarafından karşılıksız olarak verilen burstur. Ancak başbakanlık bursu almak o kadar kolay değildir. Yani üniversiteyi kazanan herkes başbakanlık bursu alamaz. Kimine kredi çıkar, kimi burs kazanır. Başbakanlık bursunun size çıkması için: Aile gelirinizin az olması en fazla 500-750 TL arası, Okuyan kardeş sayınızın fazla olması, özellikle üniversite okuyan kardeş sayısı önemli, Sosyal bir güvenceniz de yoksa başbakanlık bursu kesinlikle çıkar.

İsmail Özseçkin Vakfı
İsmail Özseçkin Vakfı, yardıma muhtaç öğrencilere burs vermek amacıyla faaliyet gösteren vakıflardan bir tanesidir. Kurulduğu günden itibaren ihtiyaç sahibi öğrencilerin, eğitim hayatlarını maddi zorluklarla karşılaşmadan sürdürebilmesi için bir çok öğrenciye burs vermeyi ilke edinmiş olan İsmail Özseçkin Vakfı, her sene başvuruları kabul edip değerlendiriyor ve öğrencilere burs yardımında bulunuyor. Vakıf, ilköğretim, ortaöğretim, lise, ön lisans, lisans ve yüksek lisans öğrencilerine burs vermektedir. Vakıf maddi desteğin yanı sıra öğrencilere eğitim sırasında karşılaştıkları problem için manevi destek de sağlamaktadır.ÖSEV bursu hakkında daha detaylı bilgi almak ve başvuru yapmak için;
Adres: Kavacık Mah. Okul Cad. No:3 Sezer Plaza 7. Kat Beykoz İSTANBUL Telefon: 0216 413 11 81 Email adresi: info@osev.org
—
Önder Vakfı Bursu Bu vakıf sadece lisans öğrencilerine yönelik burs hizmeti sağlamaktadır. Bu bursa başvuru yapabilmek SÖZ1′ den 275 ve üzeri puan almanız ve ya EA1 260 ve SAY1′ den 260 ve üzeri almanızın yanında ikinci bölümlerden yani ( SAY2, SÖZ2, EA2) 250 puan almanız gerekmektedir. Burs-Kredi ve Yurt Başvurusu Öss yerleştirme sonuçlarının açıklanmasının hemen ardından öğrencilerde, yurt, kredi ve burs bulma telaşı başladı. Şu sıralar Kyk burs, kredi ve yurt başvurusu almakta. Kyk’ nın öğrencilere verdiği maddi destek kredi, burs, harç kredisi ve yurt olarak 4 bölümden oluşuyor.

Öğrenim Kredisi: Kyk’ nın öğrencilere verdiği karşılıklı maddi destektir. Öğrenim kredisi almadan önce bir senede imza atarsınız. Başbakanlık Bursu: Başbakanlık bursu kazanan kimseler çok şanslıdır. Çünkü bu burs karşılıksız olup 4 sene boyunca bu burstan faydalanırsınız. Ancak başbakanlık bursu da bazı durumlarda kesilebilir. Örneğin 3 tane alttan dersiniz olursa kesilir.
Harç Kredisi: Harç kredisi yine Kyk’ nın karşılıklı verdiği maddi desteklerden bir tanesidir. Üniversitelere her dönem başı yatırmanız gereken belli bir miktarda para vardır, bunu kredi ve yurtlar kurumu sizin yerinize öder, Ancak ilerde sizden bu parayı tahsis eder.

Yurt: Anlatmaya gerek yok. Merak ettiğiniz bir konu olabilir. Kyk yurt ücretleri ne kadar? Yurt-Kur da barınma ücretleri bedava yakındır. 3 ayda bir 200-250 lira ödersiniz, kyk size günlük 1,5 liralık yemek fişi verir, bu şekilde hemen hemen yurt kur da bedavaya barınmış olursunuz. Bu tanımları yaptıktan sonra Kyk başvurusu yapabileceğiniz adresleri verelim. Buraya tıklayarak yurt, burs ve kredi başvurusu yapabilirsiniz.
—
MEB bursu 2009-2010
Milli Eğitim Bakanlığı tarafından verilen bu burs, öss tercihlerinde eğitim fakültelerini ilk 5 tercih arasında gösteren (vakıf üniversiteleri ve 2. öğretimler hariç) öğrencilere her ay 180 lira veriliyor. Her yıl Milli Eğitim Bakanlığı 1500 eğitim fakültesi öğrencisine, aylık 180 lira olarak veriliyor. Peki MEB bursundan faydalanma şartları nelerdir? Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmalısınız, 1987 yılında ve 1987 den sonra doğmak, Herhangi bir suça karışmamanız gerekiyor, (sicilinizi memuriyetinizi engellememesi) Bu şartlara sahipseniz MEB bursuna başvurabilirsiniz.

Vakıf Üniversiteleri Burs Olanakları
Burs olanakları Üstün yetenekli ve başarılı öğrencileri bünyesine kazandırmak isteyen vakıf üniversiteleri, sundukları burslarla öğrencilere birçok imkan sunuyor. Vakıf üniversiteleri, Öğrenci Seçme Sınavı’nda (ÖSS) başarılı olacak öğrencileri kendi üniversitelerine çekebilmek için burs ve çeşitli olanaklar vaat ediyor. Öğrenim ücretinin tamamından muaf olmaya hak kazandıran bursların yanı sıra çeşitli indirimler, aylık ödemeler, ücretsiz yemek, kitap ve yurt olanakları sağlanıyor. ÖSS’de dereceye giren öğrencilere verilen burs miktarları aylık 100 ila 750 YTL arasında değişiyor. İşte vakıf üniversitelerinin öğrencileri kendi okullarına çekmek ve başarıya teşvik için hazırladıkları burslardan bazıları:

Bahçeşehir Üniversitesi
Sekiz grupta toplanan burslardan Mütevelli Heyeti Yüksek Onur Bursu, Rektörlük Onur Bursu, Mütevelli Heyeti ÖSS Onur Bursu, Rektörlük ÖSS Onur Bursu, ÖSS Onur Bursu Türkiye genelindeki başarılara göre dokuz ay boyunca farklı oranlarda veriliyor. Üniversite Giriş Başarı Bursu ÖSS sonuçlarına göre öğrenciler okul döneminde başarılı oldukları sürece veriliyor. Üniversite Başarı Bursu hiçbir burstan yararlanamayan ve genel not ortalaması 3.50′nin üzerinde olan öğrencilere, Spor Aktivite Başarı Bursu ise not ortalaması 2.00′nin üzerinde olan ve seçilen öğrencilere veriliyor.

Beykent Üniversitesi
Burslu lisans programlarına yerleştirilen öğrencilere sağlanan burs, sadece öğretim ücretini kapsıyor. Başarı kriterlerine uyduğu sürece devam ediyor. ÖSS sınavında Türkiye genelinde başarıya göre farklı oranlarda indirim ve dokuz ay süreyle burs verilebiliyor.

Bilkent Üniversitesi
ÖSS sonuçlarına göre burslu programlara yerleştirilen öğrenciler, Kapsamlı Burs kazanmış oluyor. Ücret ödemeyen bu öğrencilere her yıl 9 ay boyunca ayda 200 YTL tutarında katkı bursu ve iki kişilik odalarda ücretsiz barınma olanağı veriliyor. Yıllık not ortalaması 4.00 üzerinden en az 3.50 olan ve yüzde 5′e girmeyi başaran öğrenciler, bir sonraki akademik yıl için Üstün Başarı Bursu almaya hak kazanıyor. Bu burs eğitim ücretinin tamamını veya bir bölümünü kapsıyor.sınavıyla öğrenci alan bölümlerde verilen Yetenek Bursu’nun sürekliliği ise öğrencinin başarısına göre sürüyor.

Doğuş Üniversitesi
Burslar; Başarı, Destek, İlk Tercih, Yüksek Başarı Bursu, Teşvik, Spor, IB, Çalışma ve İhtiyaç olarak yedi grupta toplanıyor. ÖSS sonuçlarına göre tercihleri doğrultusunda ÖSYM tarafından belirlenen burs öğrenci başarılı olduğu sürece devam ediyor. Doğuş Üniversitesi öğrencilerine üniversitenin çeşitli birimlerinde haftada en fazla 10 saat çalışma karşılığı Çalışma Bursu veriyor. Öğrencilerinin üniversite eğitimleri sırasında karşılaştıkları maddi problemlere destek olabilmek için burs komitesi tarafından belirlenen değişik oranlarda ihtiyaç bursları veriliyor.

Haliç Üniversitesi
Haliç Üniversitesi bursları, YÖK tarafından zorunlu tutulan oranda eğitim-öğretim bursları ile üniversite tarafından verilen eğitim-öğretim, yemek ve yurt burslarıdır. Burslara ilişkin detaylı bilgi Haliç Üniversitesi Burs Yönetmeliğinde mevcut. Türkiye genelinde ÖSS’de ilk 1000 öğrenci arasında yer alan ve kayıt yaptıranlara karşılıksız burs veriliyor.

Işık Üniversitesi
ÖSYM Başarı ve Üstün Başarı Bursları yanı sıra ÖSYM Yüksek Onur ve Onur Bursu, Feyziye Mektepleri Vakfı Işık Liseleri Başarı Bursu, Işık Üniversitesi Başarı Bursu, Çalışma Bursu gibi burslar ve Spor, Sanat İndirimi, Kardeş İndirimi, Işık Lisesi İndirimi gibi uygulamalar yapılıyor. 267 öğrenci üstün başarı bursu ile 62 öğrenci de başarı bursu ile öğrenimlerini sürdürüyor. İstanbul Bilgi Üniversitesi Burslu öğrenciler öğrenim ücreti ödemiyor. Burslu öğrenci oranı, yüzde 10 olan yasal oranın üzerindedir. Öğrencilerinin yüzde 20’sinin burslu olduğu üniversitede, ÖSYM bursu, hazırlık sınıfı dahil tüm öğrenim yıllarını kapsıyor. Burslu girmeyen öğrenciler için Başarı Bursu, Sporcu Bursu ve Sanat ve Kültür Bursu olanağı bulunuyor.

İstanbul Kültür Üni.
ÖSYM, Başarı, İhtiyaç ve diğer burslar olarak dört tür bulunuyor. Başarı bursları yıl sonu başarısına göre, İhtiyaç Bursları değerlendirmelere göre olanakları sınırlı olan öğrencilere veriliyor. Geçtiğimiz eğitim döneminde üç bin 140 öğrenciye muhtelif oranlarda burs sağlandı. Yaklaşık her beş öğrenciden üçüne çeşitli burslar veriliyor.

Kadir Has
Burslar ÖSYM, Giriş Başarı Bursu ve Üstün Başarı Bursu olarak üç grupta toplanıyor. ÖSYM Bursu, burslu programlara yerleştirilen öğrencilere veriliyor. Öğrencinin başarı durumuna bağlı olarak devam ediyor. Giriş Başarı Bursu, ÖSS’de SAY, EA, SÖZ puan türlerine göre ilk iki bin kişi arasına giren öğrencilere kontenjanın yüzde 20’si oranında tam burs veriliyor. Not ortalamasına göre verilen Üstün Başarı Bursu, başarıya bağlı farklı oranlarda veriliyor. Koç Üniversitesi Karşılıksız Burslar, Özel Başarı, Yüksek Başarı, Başarı, Destek, I.B. Destek, Abitur Destek, Karşılıklı, İhtiyaç ve Çalışma Bursu adı altında farklı burslar veriliyor. Özel Başarı Bursu, ÖSS sıralamasında ilk 100 öğrenci içinden burslu yerleştirilen öğrencileri, Yüksek Başarı Bursu ÖSS sıralamasında ilk 1000 öğrenci içinden burslu olarak yerleştirilen öğrencileri kapsıyor. Destek Bursu öğretim ücretinin yüzde 50’sini kapsıyor. İhtiyaç Bursu, genelde üniversite içindeki çeşitli birimlerde çalışma olanakları sağlanarak veriliyor. Çalışma Bursu ise üniversitenin akademik ya da idari birimlerinden birinde haftada 5 veya 10 saatlik programlarda her saat için 4 YTL ödeme şeklinde veriliyor.

Okan Üniversitesi
Burslu programlara yerleştirilen öğrencilere sağlanan burslar yalnızca öğretim ücretini kapsıyor. Öğrenci başarılı olduğu sürece bursu devam ediyor. Ayrıca ÖSS’de Türkiye genelinde başarıya göre farklı oranlarda burs veriliyor. Genel not ortalaması (hazırlık sınıfı hariç) 3.50′nin üzerinde olan öğrencilere Başarı Bursu veriliyor. Milli sporculara eğitim ücretinden yüzde 50 indirim sağlanıyor. Engelli üç öğrenciden öğrenim ücreti alınmıyor.

Sabancı Üniversitesi
Üniversitede her 100 lisans öğrencisinin 40′ı burslu öğrenim görüyor. 2006 – 2007 akademik yılında 216 öğrencinin yararlanacağı burslar, “Sakıp Sabancı Bursu”, “Onur Bursu” ve “Başarı Bursu” adı altında üç ana grupta toplanıyor. Burslu öğrenciler yıllık öğrenim ücretinin tamamından ya da 2/3′ünden muaf olabiliyor. Yeni teknoloji kullanım ücreti ve yurt ücretini ödemeyebiliyorlar. Ayrıca öğrencilere dokuz ay boyunca aylık 300 – 500 YTL nakit ödeme veya çalışmak isteyen öğrencilere “saat başına nakit ödeme” imkanı var. Burs kazanamayanlar mezuniyet sonrası ödenmesi koşuluyla “ihtiyaç bursu” alabiliyor.

TOBB ETÜ
Burslu programa yerleştirilen öğrencilerden öğrenim ücreti alınmıyor. Yaşam katkı payı ÖSS başarısına göre değişiyor.

Yeditepe Üniversitesi
Önümüzdeki eğitim yılında ÖSYM yolu ile burslu kontenjandan 545 öğrenciye burs verilecek. Puan türüne göre ilk 3 bine (dil puan türünde ilk 100′e) girenlere sekiz ay; otel, yemek ve 160 YTL harçlık veriliyor. Hukuk Fakültesi’ni ilk 2000′e girerek kazananlara Brüksel Üniversitesi’nde burslu master yapma olanağı sağlanıyor. Ayrıca Üniversite İçi Başarı, Spor, İstek Vakfı Bursu adıyla verilen burslar da var.

19 Mayıs Üniversitesi
Vakfı 19 Mayıs Üniversitesi öğrencilerine, yaklaşık 150 burs veriyor. Tel: (0362) 457 62 88

21.Yüzyıl Eğitim ve Kültür Vakfı
15 Eylül-15 Ekim arasında başurulması gerekiyor ve bir mulakat sonrasında öğrencilere burs veriliyor

Adana Ticaret Odası
Sadece işletme, iktisat gibi bölümlerde okuyan öğrencilere burs verir.

Ankara Büyükşehir Belediyesi Ankara ili sınırlarında oturan maddi durumu yetersiz 7500 üniversite öğrencisine 8 ay boyunca 25 YTL eğitim yardımı yapıyor.

Atatürk Vakfı
İstanbul’daki devlet üniversitelerinde okuyan öğrencilere burs veriyor.Geçen yıl 75 ytl burs vermiştir.

2009-2010 Tubitak Başarı Bursu
Bildiğiniz üzere tubitak her yıl birçok başarılı öğrenciye burs vermektedir. Eğer sayısal puan türünde ilk 7500 e girmişseniz vede yerleşke olarak matematik ,fizik ,kimya , biyoloji Bölümlerinden birine yerleşmişseniz burs alabilirsiniz. yada EA da ilk 5000 e girip psikoloji, sosyoloji ve felsefe bölümlerini yazan öğrencilere yada olimpiyatlardan derece alan öğrencilere eylül ayında başvurular açılarak burs verilecektir. Ayrıntılar için tubitak sitesini ziyeret ediniz

Tog Üniversite Bursu
Toplum Gönüllüleri Vakfı Toplum Gönüllüleri Vakfı eğitime destek vermeye devam ediyor.Maddi desteğe ihtiyaç duyan üniversite öğrencilerine karşılıksız burs veriyor.Burs’un kapsamında sadece üniversite öğrencileri bulunuyor.TOG’un üniversite öğrencilerine verdiği burslardan faydalanmak için Toplum Gönüllüleri Vakfının sitesini ziyaret etmelisiniz.Online burs başvurusu ile burs olanaklarından yararlanabilirsiniz. Toplum Gönüllüleri Bursu için http://www.tog.org.tr/ adresini ziyaret ediniz.

İş Bankası Darüşşafaka Bursu
“İş Bankası bir Cumhuriyet müessesesidir ve Cumhuriyet müessesesi olarak kalacaktır” diyen Türkiye İş Bankası Genel Müdürü Ersin Özince, ülkenin aydınlık geleceğini yaratmada eğitimi en önemli sosyal sorumluluk projesi olarak gördüklerini ifade ederek, Türkiye’nin en eski eğitim kurumlarından Darüşşafaka Cemiyeti ile kapsamlı bir eğitim bursu programı başlattıklarını açıkladı. Bu anlaşma ile İş Bankası ve Darüşşafaka arasında 1939 Erzincan Depremi dolayısıyla başlayan ve depremde yetim kalan öğrencilerin eğitimine bankanın destek vermesini öngören ilk işbirliği de 68 yıl aradan sonra yeni bir boyut kazanmış oldu.

Türk Tarih Kurumu Bursu Türk Tarih Kurumu tarafından tarih alanında, 5 Yüksek Lisans ve yeterlilik sınavını geçmiş, Yabancı Dil UDS dil sınavından en az 55 alan 5 Doktora öğrencisine burs verilecek. Burs ücreti Yüksek Lisans için aylık 300.00 YTL, Doktora öğrencisi için ise aylık 400.00 YTL . Araştırma konusunun Türkiye’nin öncelikli meselelerine çözüm üretebilecek veya katkı yapabilecek olanlara öncelik tanınması, tamamlanan tezlerin basılması durumunda tez sahibinin Türk Tarih Kurumuna öncelik vermesi, Doktora adaylarından en az birisinin mensup olduğu üniversite dışından, diğerlerinin tercihen Doktora izleme üyeleri arasından belirlenecek en az üç bilim adamından referans vermeleri gerekmektedir. Yüksek Lisans bursu 2,5 Yıl, Doktora bursu 4 yıl verilecektir.

Tev Bursu
Türk Eğitim Vakfı Bursları TEV Bursu ( Türk Eğitim Vakfı Bursları) TEV Yurtiçi Bursları • Mesleki Orta Öğrenim Bursları Burslara başvuru tarihi 1-31 Ekim’dir • Yükseköğrenim “İhtiyaç Bursları” Burslara başvuru tarihi 1-31 Ekim’dir • Yüksek Lisans-Doktora Bursları Başvuru formu Kasım’da TEV web sitesinde • Üstün Başarı Bursları Burslara başvuru tarihi 20 Ağustos-15 Eylül’dür TEV yurtdışı yüksek lisans ve tıp bursları Türk Eğitim Vakfı’nın yurt dışı Yüksek Lisans (Master’s Degree) burslarının ilanı her yıl Ekim ayında büyük tirajlı gazetelerde Türkiye genelinde ikişer gün, Ekim ve Kasım ayı içinde de TEV web sitesinde yayınlanır. •
milliyet.com.tr sitesinden derlenmiştir.

Devamını okuyun...>>




Üniversite yerleştirme sonuçları açıklandı. 786 bin öğrenci açıköğretim dahil bir bölüme yerleşirken üniversitelerde rekor seviyede boş kontenjan kaldı.


Adaylar, devlet, vakıf ve KKTC üniversitelerindeki 88 bin 571 kontenjanı tercih etmedi. Boş kontenjanların 40 binini yüksekokullar oluştururken açıköğretimi geçen yıla oranla seçenler 70 bin azaldı.
YÖK bu yıl için kontenjanları 88 bin artırmış, ayrılan alanların boş kalmaması için de bir ’son dakika değişikliği’ ile 145 ve 165 olan baraj puanlarını geçmeyi kolaylaştırmıştı. 90 bin öğrenciyi 165 puanın üzerine çıkaran bu kolaylığa rağmen bölümlerin boş kalmasında, katsayı engelinin kaldırılmasıyla ‘öğrencilerin şansını puan kaybı yaşamadan önümüzdeki yıl denemek istemeleri’ etkili oldu. Geçen sene boş kontenjan sayısı 24 binde kalmış, Açıköğretim dahil 833 bin kişi üniversiteye yerleşmişti.


YÜKSEKOKUL, VAKIF VE KKTC ÜNİVERSİTELERİ BOŞ
Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) verilerine göre ÖSS’de tercih yapacak veya sınavsız geçiş hakkı bulunan 1 milyon 390 bin adaydan 958 bini form gönderdi. Geriye kalan 432 bin aday ise tercih yapmadı. Üniversitelerin lisans programlarına (fakültelere) 290 bin, ön lisans programlarına (yüksekokullara) da 238 bin olmak üzere toplam 528 bin kişi yerleştirildi. Geçmiş yıllarda neredeyse tamamı ilk yerleştirmede dolan devlet üniversitelerinin fakültelerinde bu yıl 6 bin 730 kontenjan boş kaldı. Bunların daha çok eğitimi akşam yapılan ve paralı olan ‘ikinci öğretim’ bölümleri olduğu öğrenildi. KKTC üniversitelerindeki 16 bin kontenjanın sadece 4 bini dolarken, vakıf üniversitelerindeki 73 bin kontenjanın 28 binini (yüzde 38,8) seçen olmadı. Kontenjanların boş kalmasında, ‘vakıf üniversitelerinin yüksek ücretleri, yeni açılan bölümlerle bu yıl vakıf üniversitelerinin kontenjanlarının 14 bin artırması, YÖK’ün genel kontenjanları yükseltmesi ve KKTC’deki masrafların fazla olması’ da etkili oldu. Boş kontenjanların ekim ayında yapılacak ‘ek yerleştirme’ sonrasında azalması bekleniyor.

Kontenjan sınırı olmayan Açıköğretim’e ilgi ise geçen yıla göre azaldı. Geçen sene 328 bin kişinin yerleştiği fakülteye bu yıl 258 bin kişi girdi. Uluslararası ilişkiler, edebiyat gibi yeni bölümleri açılan Açıköğretim’in tercih edilmemesine, öğrencilerin önümüzdeki yıl katsayısız üniversite sınavına girmek istemeleri gerekçe gösterildi.

Birincilerin tercihi tıp oldu
ÖSS’de dereceye giren 17 adaydan 7’sinin tıp fakültesine yerleştiği ortaya çıktı. Sonuçlara göre SÖZ-1 ve EA-1 puan türlerinin birincisi Mustafa Öztürk, Hacettepe Tıp’a yerleşti. SÖZ-1 ve EA-1′de ikinciliği paylaşan Berkay Dertsiz İstanbul Tıp’ı kazandı. SAY-1 birincisi Gülşen Yücel ve SAY-2 birincisi Çağatay Ermiş de Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne girdi. İkinciliği paylaşan Ömer Yakar, burslu olarak Fatih Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne kayıt hakkı kazandı. EA-2′de birinci olan Mücahid Erdoğan, Cerrahpaşa İngilizce Tıp bölümüne yerleşti. Dil puanlarında Fransızca birincisi Muazzez Çiğdem Oba ise Cerrahpaşa İngilizce Tıp’ta okuma başarısını elde etti.

5 okul birincisinden biri açıkta
Yerleştirme sonucunda yaklaşık 5 okul birincisinden birinin (yüzde 19) açıkta kalması dikkat çekti. 7 bin 755 okul birincisinden bin 468′i herhangi bir üniversiteye yerleşemedi. ÖSS’ye girerek tercihte bulunan 7 bin 513 ve sınavsız geçişten yararlanan 242 okul birincisinden toplam 4 bin 951′i üniversitelerin lisans programlarına kayıt hakkı kazandı. Okul birincilerinden bin 73′ü sınavsız geçişten yararlanarak yüksekokullara yerleşirken, 37’si ÖSS yoluyla yüksekokullara girme başarısını gösterdi. Lise birincilerinden 226’sı da Açıköğretim’i kazandı.

Kayıtlar 31 Ağustos-7 Eylül arası
2009-ÖSYS sınav sonuç belgeleri adaylara postayla yollanmayacak. Yerleştirme ve kimlik bilgilerini içeren fotoğraflı aday listeleri elektronik ortamda üniversite rektörlüklerine gönderilecek. Okullara kayıtlar 31 Ağustos ile 7 Eylül tarihleri arasında yapılacak. Adaylar kayıt için gerekli evrakla birlikte yerleştirildikleri üniversiteye başvuracak. Yükseköğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu tarafından sağlanan burs, öğrenim ve katkı kredisi ile başvurular

http://www.kyk.gov.tr adresinden yapılabilecek.

timeturk

Devamını okuyun...>>




Staj yaparken para kazanmak çok da gerçekçi değil diyorsanız, yurtdışındaki en çok para kazandıran staj programları listesine bir göz atmalısınız. İşte size masal gibi gelecek staj programları…

Türkiye şartları göz önüne alındığında staj yaparken iyi para kazanmak maalesef pek mümkün değil. Ancak stajyer olmak ülkeden ülkeye değişiyor.  Geçen haftalarda ABD İş Bulma Servisi tarafından açıklanan staj yaparken en çok para kazanılabilecek alanlar listesi, bize çok uzak gibi gözükse de yurtdışındaki fırsatları takip etmek açısından farklı fikirler sunuyor. İşte moda tasarımcılığından vinç operatörlüğüne kadar pek çok ilginç alanı barındıran staj programları listesi…

Moda Tasarımcılığı: Eğer tarzınıza ve yeteneğinize güveniyorsanız staj yapmak için en iyi alanlardan biri olan moda tasarımcılığı kariyer parlatmak için de ideal alanlardan biri. Üstelik yanında staj yaptığınız modacıyla bire bir çalışmak da bilgilerinizi artırmak için size inanılmaz fırsatlar sunabilir. Staj sonrasında kendi kanatlarınızla uçmanız için önemli fırsatlar elde edebilirsiniz. Hotjobs’a göre moda tasarımcılığı stajı yapan bir kişi yılda 65 bin dolar kazanabiliyor…

Endüstriyel Tasarım: Eğer yaşadığınız yer üretim tesislerine yakın ise bu durumu bir fırsata çevirebilirsiniz. Fabrikaların her bölümünde staj yapmak CV’niz için önemli fırsatlar yaratabilir… Listeye göre bir üretim tesisinin müdüriyet bölümünde staj yapan bir kişi yılda 63 bin dolar kazanabiliyor…

İtfaiye Eri: Ekonomi ne durumsa olursa olsun düzenli olarak eleman ihtiyacı olan bu alanda staj yaparak ilerlemek mümkün. Tabii fiziksel yeterlilikler bu alan için önemli bir kıstas…

Vinç Operatörlüğü:  Emlak sektörünün gelişmesine paralel olarak eleman ihtiyacı artan bu alanda staj yaparak hem işin inceliklerini öğrenip hem kendinize kariyer inşa edip hem de yılda 49 bin dolar kazanabilirsiniz…

İletişim ekipmanları sağlayıcısı:  Hızla gelişen telekomünikasyon sektöründe ara eleman ihtiyacı her geçen gün artıyor. Eğer sizde bu alana ilgi duyuyorsanız kendinizi staj yaparak yetiştirebilir ve staj yaptığınız şirkette kalıcı hale gelebilirsiniz… 

(Kaynak;  HotJobs - Ücretlerle ilgili tüm bilgiler PayScale.com adresinden alınmıştır.)

isteinsan.com.tr

Devamını okuyun...>>




SBS tercih sonuçları açıklandı

8. sınıf öğrencilerinin büyük bir heyecanla beklediği sbs tercih sonuçları şu dakika itibariyle açıklanmıştır.

Sbs tercih sonuçlarınız için buraya tıklayınız,

Devamını okuyun...>>



Hayatımızın her alanına giren bilgisayarlar, öğrencilerin derslerini de olumsuz yönde etkiliyor.
 
Selçuk Üniversitesi (SÜ) Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Muammer Muşta, eğitimde başarısızlığın en büyük nedeninin küçük yaşta çocuklara okuma alışkanlığı kazandırılmaması olduğunu, bilgisayar kullanımının da okumama alışkanlığıyla örtüştüğünü söyledi. Prof. Dr. Muşta, AA muhabirine yaptığı açıklamada, çocukların yanlış şekilde ve gereğinden fazla internet başında bulunmasının eğitimin kalitesini düşürebileceğini belirtti.

Bu tespite rağmen, bu yılki OKS ve ÖSS'de pek çok öğrencinin sıfır puan almasında tek suçlunun bilgisayarmış gibi gösterilmesinin yanlış olduğunu belirten Muşta, “Okuma geleneği olmayan bir toplumuz. Anne ve baba okumuyor, çocuk da okumuyor. Aynı zamanda ülkemizde eğitim maalesef okumaya dayalı verilmiyor. Eğitimde başarısızlığın en büyük nedeni küçük yaşta çocuğa okuma alışkanlığı kazandıramayışımız. Bilgisayar kullanımı da bu alışkanlığımızla örtüştü” dedi.

Eğitimde en önemli unsurun beyin gelişimi ve hayata bakışın şekillendirilmesinde derin etkiler bırakan, çocuklara okuma alışkanlığı kazandırılması olduğunu vurgulayan Muşta, şunları kaydetti: “Çocuklara küçük yaşta okuma alışkanlığı kazandırmıyoruz, çocuk kitabın bir bölümünü ezberliyor, sınavdan geçiyor. Bu durum çocuğun gelişmesini engellediği gibi başarısızlığı beraberinde getiriyor. Çocuklarımızın başarısızlığı ülkemizin başarısızlığı anlamına gelir. Tabii ki ders çalışıp kitap okumak yerine bilgisayar başında oyun oynanarak geçirilen zaman kayıp zamandır. Burada görev, okuldan çok öğrencinin ailesine düşüyor. Anne baba hem kitap okuyacak hem de güzel bir dille yaklaşarak çocuğun kitap okumasını sağlayacak. Çocuk elbette bilgisayardan yararlanacak, oyun oynayacak ancak bunu tümüyle ailesinin gözetiminde yapacak. Yani bilgisayarın çocuğu okumaya teşvik edeceğini düşünmek büyük yanlış.”

KARNE HEDİYESİ ARTIK BİSİKLET DEĞİL BİLGİSAYAR

Konya'da bisiklet montajı ve satışı yapan AFK Sakallıoğulları firması ortaklarından Mustafa Küçüksakallı, 10 yıl öncesine kadar en gözde karne hediyesinin bisiklet olduğunu, zamanla karne hediyesi olarak ailelerin daha çok bilgisayarı tercih etmeye başladığını söyledi. Ağırlıklı olarak artık bisiklet yerine bilgisayar tercih edildiğini belirten Küçüksakallı, “Bu nedenle bisiklet satışları da son 10 yıldan beri her yıl biraz daha azalıyor. İyi bir bisikletin fiyatıyla çocuk için düşünülen bilgisayar fiyatı arasında çok da fazla fark yok” dedi.

“TÜM OKULLARIMIZI BİLGİSAYARLARLA DONATTIK, SONUÇ NE?”

Eğitim-İş Sendikası Konya Şube Başkanı Veli Demir ise ödüllendirmenin motivasyon için eğitime katkıda bulunan bir yöntem olduğunu ancak yıl boyunca çocuğunun derslerinin nasıl olduğunu hiç merak etmeyen bir babanın çocuğuna karne hediyesi olarak bilgisayar almasının çocuk tarafından ancak “rüşvet” gibi algılandığını belirtti.

Karne hediyesinin sadece bilgisayar veya bisiklet gibi pahalı şeyler olması gerekmediğini ifade eden Demir, şunları söyledi:

“Çocuğun başını sevgiyle okşamak, güzel bir kitap vermek de çok iyi bir karne hediyesi olabilir. Tüm okullarımızı bilgisayarlarla donattık, sonuç ne oldu, başarısızlık. Zaten eğitim, insan odaklıysa anlamlıdır. Öğrenciye bilgisayar kullandırınca başarılı olacağını sandık, ancak yanıldığımızı sınav sonuçları yüzümüze vurdu. Öğrencilerin artık sınavlarda sadece matematik değil sosyal bilimler sorularını bile boş bırakmasında en önemli neden, bilgisayarın çocuklarca amaç dışı kullanımına izin verilmesidir.”

Demir, özellikle bilgisayarın ne olduğunu fazlaca bilmeyen eğitim düzeyi düşük ailelerin çocuklarına interneti doğru kullandırmaları konusunda bilgilendirilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.

veteknoloji.com

Devamını okuyun...>>



ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Ünal Yarımağan, Yükseköğretime Geçiş Sınavı'nın (YGS), nisan ayının ilk yarısında, Lisans Yerleştirme Sınavı'nın da (LYS) haziran ayının ikinci yarısında bir ya da iki hafta sonunda yapılacağını bildirdi.

Üniversiteye girişle ilgili yeni sistemin ayrıntılarını anlatmak üzere YÖK'te basın toplantısı düzenleyen Yarımağan, daha önce alınan 2 aşamalı sınav sistemi kararı doğrultusunda, birinci aşama sınavı olan YGS'nin nisan ayının ilk yarısında yapılacağını bildirdi.

Yarımağan, sınavda Türkçe, temel matematik, sosyal bilimler ve fen bilimler testleri uygulanacağını belirterek, ''Buradaki testlerin niteliği, ortak müfredata dayalı testler olacak. Yani tüm okul türleri ve alanlarda okutulan derslerle ilgili sorular sorulacak. Aynen bugün, 2009 yılındaki sınavdaki ilk dört testte olduğu gibi'' dedi. Yarımağan, sınavda, tek soru kitapçığı ve tek cevap kağıdı kullanılacağını belirtti.

YGS sonucunda altı puan türü oluşturulacağını anlatan Yarımağan, daha önce Sayısal-1, Sözel-1, Eşit Ağırlık-1 olmak üzere üç puan türü olduğunu hatırlattı.

Yarımağan, YGS-1 ve YGS-2'nin Sayısal-1 yerine, YGS-3 ve YGS-4'ün Sözel-1 yerine, YGS-5 ve YGS-6'nın da Eşit Ağırlık-1 yerine kullanılacağını kaydetti. Yeni puan türleri arasındaki farka da değinen Yarımağan, YGS-1'de temel matematiğin, YGS-2'de de fen bilimlerinin ağırlıklı olacağını ifade etti.

Yarımağan, ''2009'da Sayısal-1 ile girilen programların bir kısmına YGS-1 ile girilecek, bir kısmına da YGS-2 ile girilecek'' diye konuştu.

YGS puanlarının değer aralıklarını anlatan Yarımağan, her puan türündeki puanların en küçüğünün 100, en büyüğünün 500 olan puanlar olarak hesaplanacağını söyledi.

Bu sınavda elde edilecek puanlar sonucunda üç taban puan olacağını belirten Yarımağan, ''Bir tanesi Önlisans Taban Puanı-1... Bu taban puanını geçen adaylar önlisans programları ile açık öğretim programlarını tercih edebilecek, bu seneki 145'in karşılığı. İkinci bir taban puan adaylara, ikinci aşama sınavlara katılma hakkı sağlayacak. Üçüncü taban puan da lisans programlarını tercih etmek için kullanılacak'' dedi.

Yarımağan, YÖK Genel Kurulu'nun taban puanların daha sonra belirlenmesi kararını aldığını anımsatarak, taban puanların en geç sonbaharda 2010 ÖSYS Kılavuzu'nda açıklanacağını bildirdi.

-İKİNCİ AŞAMA SINAVI (LYS)-

LYS'nin Haziran ayının ikinci yarısında bir ya da iki hafta sonunda yapılacağını belirten Yarımağan, bunun yapılacak kamuoyu araştırmasıyla, adaylara uygulanacak anketler sonucunda belirleneceğini kaydetti.

Yarımağan, LYS'de matematik, fen bilimleri, edebiyat, coğrafya, sosyal bilimler ve yabancı dil sınavının uygulanacağını ifade ederek, testler için ayrı soru kitapçıklarının kullanılacağını, cevap kağıtlarının ise ortak olacağını belirtti.


Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Başkanı Prof. Dr. Ünal Yarımağan, gelecek yıldan itibaren uygulanmaya başlanacak sınav sisteminde puan türlerinin önemli olduğunu vurguladı.

Yarımağan, '' Örneğin katsayı farkı kalmadı diye Sosyal Bilimler'den mezun bir öğrenci önümüzdeki yıl tıp fakültelerine veya mühendislik fakültelerine bu senekine göre daha fazla gidemeyecek çünkü o programların puan türü Matematik-Fen (MF) puan türü ve bu puan türünde başarılı bir sonuç elde etmek için de lisede okutulan Matematik, Geometri, Fizik, Kimya ve Biyoloji konularını bilmek gerekir'' dedi.

Yarımağan, üniversiteye girişte uygulanacak yeni sistem hakkında bilgi vermek amacıyla YÖK'te düzenlediği basın toplantısında gazetecilerin sorularını yanıtladı.

''Soru sayıları arttığı için sınavın daha zor olup olmayacağı ve ikinci aşamada sınav esnasında soru kitapçıklarının ayrı ayrı mı dağıtılacağı'' soruları üzerine Yarımağan, şunları kaydetti:

''Soruların zorluk derecesi ve içeriğiyle ilgili bu yıla göre bir değişiklik olmayacak. Zaten bu sınav sisteminde yapılan değişikliğin amaçlarından bir tanesi öğrencinin bilgisini daha detaylı ölçüp şansın rolünü azaltmak. 2009 yılında Psikoloji'den 3-4 soru sorduk. Bir yıl süreyle okutulan bir konudan 3 soruyla öğrencinin bilgisini sağlıklı bir biçimde ölçmek zor. O zaman şans faktörü ön plana çıkabiliyor. Sorular adayın bildiği konulardan gelirse şanslı, bilmediği konulardan gelirse azalıyor. Daha çok soru sorduğunuzda şans faktörünün rolü azalacak. Daha zor sorular olmayacak. Müfredatla sınırlı olacak ve bu seneki soruların benzerleri olacak. Sadece soruların sayısı artacak.

-''KATSAYILAR EŞİTLENDİ''-

Yarımağan, ikinci sınavda da adayın test bilgilerini sağlıklı bir biçimde ölçmek istediklerini belirterek, adayın örneğin Fizik, Kimya, Biyoloji, Matematik bilgisini ayrı ayrı ölçmek istediklerini söyledi. Yarımağan, ''Eğer tek soru kitapçığı verirseniz, ortak bir süre verirseniz aday bazen sürenin tamamını Fizik'e harcıyor, bazen yarısını Fizik'e harcıyor. Yani her aday farklı bir davranış içinde bulunuyor. İki adayın aldığı Fizik puanlarını karşılaştıramıyorsunuz. Çünkü birisi Fizik'e 30 dakika, diğeri 45 dakika süre vermiş. Karşılaştırılabilir olması için eşit sürelerde elde edilmiş ölçüm değerleri olmasında yarar var. Biz bu zorluğun üstesinden geleceğiz. Önümüzdeki yıl ikinci aşamada testlerin soru kitapçıklarını ayıracağız'' dedi.

''Meslek lisesi mezunu öğrencilerin gidebilecekleri alanlarla ilgili bir düzenleme yapılıp yapılmadığı'' sorusu üzerine Yarımağan, yapılmadığını söyledi. Yarımağan, bu mezunların ek puan alacakları programlarda bir değişiklik olmadığını, diğer programları da zaten herkesin tercih edebildiklerini, gelecek yılki sistemde katsayılar eşitlendiği için diğer programlara başarılı öğrencilerin gitme şansının daha yüksek olacağını anlattı.

Yarımağan, şöyle konuştu:

''Alan ve alan dışı ayrımı için kullanılan iki farklı katsayı vardı, şimdi tek katsayı var. Ama puan türleri önemli. Buna dikkatinizi çekmek istiyorum. Örneğin katsayı farkı kalmadı diye sosyal bilimlerden mezun bir öğrenci önümüzdeki yıl tıp fakültelerine veya mühendislik fakültelerine bu senekine göre kat kat fazla gidemeyecek. Çünkü o programların puan türü MF puan türü ve bu puan türünde başarılı bir sonuç elde etmek için de lisede okutulan Matematik, Geometri, Fizik, Kimya ve Biyoloji konularını bilmek gerekir. Ancak çok özel durumlarda öğrenciler okumadıkları derslerle ilgili bilgiyi edinip öbür programlara giderler. Yoksa örneğin mühendislik programlarına gitmek için ana kulvar liselerin fen koludur.''

-''DERSHANE FAKTÖRÜNÜ DÜŞÜNEREK SİSTEM BELİRLEMİYORUZ''-

Yeni sistemin dershanelere gitme oranını artıracağı eleştirilerinin anımsatılması üzerine Yarımağan, şunları söyledi:

''Buna katılmıyorum. Adaylar zaten dershanelere gidiyorlar. Açıkçası biz sistem belirlerken dershane faktörünü düşünerek sistem belirlemiyoruz. Biz daha başarılı olma olasılığı yüksek adayları seçerek programlara yönlendirmeye çalışıyoruz. Aday bilgisini okulda öğrenmiş, dershanede öğrenmiş veya anne babasından öğrenmiş, veya arkadaşlarıyla öğrenmiş, bu bizim ölçmeye çalıştığımız bir durum değil ve bu başka bir konu. O konu açıkçası bizim gündeme aldığımız yani öyle bir sınav sistemi yapalım ki bu sınav sistemi öğrencinin dershaneye gitmesini önlesin veya önlemesin amacıyla hareket etmiyoruz. Biz öyle bir sınav sistemi yapalım ki bu sınav sistemi daha iyi mühendis olma olasılığı yüksek olan öğrencileri mühendislik programlarına yönlendirsin noktasından hareket ederek sınav sistemi belirliyoruz.

Ama bütün bunların ötesinde ben önümüzdeki yıl dershaneye gitmenin bu seneye göre daha çok olacağını sanmıyorum. Çünkü aynı konulardan, derslerden aynı tür sorular soracağız. 3 soru yerine 10 soru soracağız diye öğrencinin daha çok dershaneye gitmesine gerek yok.''

ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Ünal Yarımağan, ''Birinci sınav puanlarıyla mühendisliklere ve diğer birçok programlara girmek mümkün değil'' dedi.

Yarımağan, üniversiteye girişte yeni sistemin detaylarına ilişkin bilgi vermek üzere YÖK'te basın toplantısı düzenledi.

2010-ÖSYS'nin birinci aşama sınavı Yükseköğretime Geçiş Sınavı'nın (YGS) Nisan ayının ilk yarısında yapılacağını belirten Yarımağan, sınavda Türkçe, Temel Matematik, Sosyal Bilimler ve Fen Bilimlerinde 40'ar olmak üzere 160 soru sorulacağını ve adaylara 160 dakika süre verileceğini anlattı.

Testlerin niteliğinin ortak müfredata dayalı olacağını, tüm okul türü ve alanlarda okutulan derslerle ilgili sorular sorulacağını belirten Yarımağan, ''Aynen bugün 2009 yılındaki sınavdaki ilk 4 testte olduğu gibi. Bu testler, 2009 ÖSS'deki ilk 4 testin soru sayıları artırılmış biçimi. Tek soru kitapçığı ve tek cevap kağıdı kullanılacak. Dolayısıyla bu sınav bizim klasik sınavlardan biri olacak, yani bugüne kadar yapmış olduğumuz sınavlardan farklı bir sınav olmayacak'' diye konuştu.

YGS sonunda 6 puan türünün oluşturulacağını belirten Yarımağan, daha önce SAY-1, ÖSZ-1 ve EA-3 olmak üzere 3 puan türünü olduğunu hatırlattı.

YGS-1 ve YGS-2 puan türlerinin SAY-1, YGS-3 ve YGS-4 puan türlerinin SÖZ-1, YGS-5 ve YGS-6 puan türlerinin EA-1 yerine kullanılacağını anlatan Yarımağan, ''Bu puan türleri arasında fark nedir derseniz, örneğin YGS-1'de Matematik, YGS-2'de Fen Bilimleri daha ağırlıklı. 2009'da SAY-1 ile girilen programların bir kısmına YGS-1 ile bir kısmına YGS-2 ile girilecek'' dedi.

Yarımağan, YGS puanlarının en küçüğü 100, en büyüğü 500 puan olarak hesaplanacağını belirterek, birinci aşamada 3 taban puanı olacağını kaydetti. Yarımağan, Taban Puan-1'in adaylara önlisans programları ile açıköğretim programlarını tercih etme, Taban Puan-2'nin ikinci aşama sınavlara katılma ve Taban Puan-3'ün de birinci aşama puanlarıyla öğrenci alan lisans programlarını tercih etme hakkı sağlayacağını söyledi.

-LİSANS YERLEŞTİRME SINAVLARI-

İkinci aşama sınavı Lisans Yerleştirme Sınavları'nın (LYS) Haziran ayının ikinci yarısında bir ya da iki hafta sonunda yapılmasının planlandığını belirten Yarımağan, LYS'deki ''Matematik Sınavı''nda adaylara 50 soru ve 75 dakikalık matematik testi, 30 soru ve 45 dakika geometri testi uygulanacağını kaydetti.

Matematik ve geometri testleri için ayrı soru kitapçıkları kullanılacağının altını çizen Yarımağan, cevap kağıdının iki test için ortak olacağını belirtti. Yarımağan, geometri testindeki soruların 8 tanesinin analitik geometri sorusu olacağını ifade etti.

Yarımağan'ın verdiği bilgilere göre, LYS'deki ''Fen Bilimleri Sınavı''nda Fizik, Biyoloji ve Kimya testlerinde her biri için 30'ar soru soru sorulacak ve adaylara 35'er dakika süre verilecek.

''Edebiyat ve Coğrafya Sınavı''nda Türk Dili ve Edebiyatı testinde 56 soruya 85 dakika, Coğrafya-1 testinde 24 soruya 35 dakika süre verilecek. ''Sosyal Bilimler Sınavı''nda Tarih testinde 44 soru için 65 dakika, Coğrafya-2 testinde 16 soru için 25 dakika ve Felsefe Grubu testindeki 30 soru için 45 dakika süre verilecek. Felsefe grubundaki testte 10 psikoloji, 10 sosyoloji ve 10 mantık sorusu yer alacak.

''Yabancı Dil Sınavı''nda Yabancı Dil testinde 80 soru soruya 120 dakika süre verilecek. Test, İngilizce, Almanca ve Fransızca dillerinde hazırlanacak.

Sınavlardaki her test içen ayrı kitapçık kullanılırken sınav kağıtları ortak olacak.

-LYS'DE PUAN TÜRLERİNE GÖRE TESTLERİN AĞIRLIKLARI-

LYS'deki MF grubu puan türlerinin şimdiki sınavda SAY-2 yerine kullanılacağını belirten Ünal Yarımağan, MF-1 puan türünün ''Matematik Ağırlıklı Temel Bilim programları'' için, MF-2 puan türünün ''Fen Ağırlıklı Temel Bilim programları için, MF-3 puan türünün ''Sağlık Bilimleri programları için ve MF-4 puan türünün ise ''Mühendislik ve Teknik Programlar'' için öngörüldüğünü anlattı.

MF grubu puan türlerinde testlerin ağırlıkları şöyle:

''-MF-1'de Türkçe yüzde 11, Temel Matematik yüzde 16, Sosyal yüzde 5, Fen yüzde 8, Matematik yüzde 26, Geometri yüzde 13, Fizik yüzde 10, Kimya yüzde 6 ve Biyoloji yüzde 5; MF-2'de Türkçe yüzde 11, Temel Matematik yüzde 11, Sosyal yüzde 5, Fen yüzde 13, Matematik yüzde 16, Geometri yüzde 7, Fizik yüzde 13, Kimya yüzde 12, Biyoloji yüzde 12; MF-3'te Türkçe yüzde 11, Temel Matematik yüzde 11, Sosyal yüzde 7, Fen yüzde 11, Matematik yüzde 13, Geometri yüzde 5, Fizik yüzde 13, Kimya yüzde 14 ve Biyoloji yüzde 15; MF-4'de Türkçe yüzde 11, Temel Matematik yüzde 14, Sosyal yüzde 6, Fen yüzde 9, Matematik yüzde 22, Geometri yüzde 11, Fizik yüzde 13, Kimya yüzde 9 ve Biyoloji yüzde 5.''

LYS'deki TM grubu puan türlerinin EA-2 yerine kullanılacağını belirten Yarımağan, TM-1 puan türünün az da olsa Matematik ağırlıklı, TM-2 puan türünün az da olsa Matematik ve Türkçe-Edebiyat eşit ağırlıklı, TM-3 puan türünün az da olsa Türkçe-Edebiyat ağırlıklı olduğunu söyledi.


TM grubu puan türlerinde testlerin ağırlıkları şöyle:

''-TM grubundaki puan türlerine göre, TM-1'de Türkçe yüzde 14, Temel Matematik yüzde 16, Sosyal yüzde 5, Fen yüzde 5, Matematik yüzde 25, Geometri yüzde 10, Türk Dili ve Edebiyatı yüzde 18 ve Coğrafya-1 yüzde 7; TM-2'de Türkçe yüzde 14, Temel Matematik yüzde 14, Sosyal yüzde 7, Fen yüzde 5, Matematik yüzde 22, Geometri yüzde 8, Türk Dili ve Edebiyatı yüzde 22 ve Coğrafya-1 yüzde 8; TM-3'te Türkçe yüzde 15, Temel Matematik yüzde 10, Sosyal yüzde 10, Fen yüzde 5, Matematik yüzde 18, Geometri yüzde 7, Türk Dili ve Edebiyatı yüzde 25 ve Coğrafya-1 yüzde 10.''

Yarımağan, LYS'deki TS grubu puan türlerinin SÖZ-2 yerine kullanılacağını ifade ederek, TS-1 puan türünün sosyal programlar için, TS-2 puan türünün dil (Türkçe, edebiyat) ve Tarih programları için öngörüldüğünü ifade etti.

TS grubu puan türlerindeki testlerin ağırlıkları şöyle:

''-TS grubundaki puan türlerine göre, TS-1'de Türkçe yüzde 13, Temel Matematik yüzde 10, Sosyal yüzde 12, Fen yüzde 5, Türk Dili ve Edebiyatı yüzde 15, Coğrafya-1 yüzde 8, Tarih yüzde 15, Coğrafya-2 yüzde 7 ve Felsefe Grubu yüzde 15; TS-2'de Türkçe yüzde 18, Temel Matematik yüzde 6, Sosyal yüzde 11, Fen yüzde 5, Türk Dili ve Edebiyatı yüzde 25, Coğrafya-1 yüzde 5, Tarih yüzde 15, Coğrafya-2 yüzde 5 ve Felsefe Grubu yüzde 10.''

LYS'deki Yabancı Dil grubu puan türlerinde DİL-1'in İngilizce, Almanca ve Fransızca Yabancı Dil Programları için, DİL-2 puan türünün ise diğer Dil programları için öngörüldüğünü anlattı.

-PUAN TÜRLERİNİN KARŞILAŞTIRMASI-

LYS puanlarının değer aralıklarına da değinen Yarımağan, her puan türündeki puanların en küçüğü 100, en büyüğü 500 puan olarak hesaplanacağını söyledi.

İkinci aşama sınavında adayların bir puanı olacak, Taban Puan-3 adaylara lisans programlarını tercih etme hakkı sağlayacak.

2009-ÖSYS puan türlerinin 2010 ÖSYS'deki karşılıkları ise şöyle:

''1. Önlisans ve Açıköğretim Programları

2009-ÖSYS 2010-ÖSYS

---------- ----------

SAY-1 YGS-1 veya YGS-2

SÖZ-1 YGS-3 veya YGS-4

EA-1 YGS-5 veya YGS-6


2. Lisans programları (Meslek Lisesi çıkışlı adayların ek puanla girdikleri hariç)


2009-ÖSYS 2010-ÖSYS

--------- ----------

SAY-2 MF-1, MF-2, MF-3 veya MF-4

SÖZ-2 TS-1 veya TS-2

EA-2 TM-1, TM-2 veya TM-3

DİL DİL-1 veya DİL-2

3.Lisans programları (Meslek Lisesi çıkışlı adayların ek puanla girdikleri)


2009-ÖSYS 2010-ÖSYS

--------- ----------

SAY-1 Birinci Puan Türü: MF-1, MF-2, MF-3

veya MF-4

İkinci Puan Türü: YGS-1 veya YGS-2

SÖZ-1 Birinci Puan Türü: TS-1 veya TS-2

İkinci Puan Türü: YGS-3 veya YGS-4

EA-1 Birinci Puan Türü: TM-1, TM-2 veya

TM-3

İkinci Puan Türü: YGS-5 veya YGS-6.''

İki puan türü bulunan programlara yerleştirmede, iki puandan büyük olanı kullanılacak.

ÖSYM Başkanı Yarımağan, bir mühendislik programına yerleşmek isteyen bir meslek lisesi mezununun LYS'ye girerek MF sorularını yanıtlamak zorunda olduğuna işaret etti. Yarımağan, ''Birinci sınav puanlarıyla mühendisliklere ve diğer birçok programlara girmek mümkün değil'' dedi.

-AĞIRLIKLI ORTAÖĞRETİM BAŞARI PUANI-

Ortaöğretim Başarı Puanı'nın (OBP) ve Ağırlıklı Ortaöğretim Başarı Puanı'nın (AOBP) hesaplama yönteminin değiştirilmediğini vurgulayan Yarımağan, ancak değer aralığının 50-100 yerine 100-500 olacağını söyledi. Yarımağan, şöyle konuştu:

''Sınav puanları ile okul puanlarının değer aralığının farklı olması algılamayı zorlaştırıyor. Okul başarısının etkisinin ne kadar olduğunu tartışmalı hale getiriyor. O nedenle önümüzdeki yıl bütün puanları, ister okul puanı olsun, ister sınav puanı olsun hepsini aynı değer aralığına getirdik. Dolayısıyla önümüzdeki yıl AOBP puanları da 100-500 arasında puanlar olarak hesaplanacak.''

Yerleştirme puanları hesaplanırken AOBP'nin 0.15 ile çarpılarak LYS ve YGS puanlarına ekleneceğini belirten Yarımağan, LYS, YGS ve AOBP puanlarının en büyük değeri 500 olduğu için, yerleştirme puanının en büyük değerinin 500 (500 x 0.15)=575 olacağını anlattı.

-YERLEŞTİRME PUANLARININ HESAPLANMASI-

Yerleştirme puanlarının hesaplanmasına ilişkin de bilgi veren Yarımağan, meslek lisesi ve öğretmen lisesi çıkışlı adayların kendi alanlarındaki lisans programlarına yerleştirilirken yasa gereği ek puan verildiğini söyledi. Yarımağan, bu adayların yerleştirme puanlarına eklenecek ek puanın 0.06 x AOBP olarak hesaplanacağını belirterek, ''Bu puanın da maksimum değeri 30 ediyor. Bunu da dikkate alırsak 575 30=605 Demek ki önümüzdeki yıl belirli programlara girişte alınabilecek en yüksek yerleştirme puanı da 605 olacak. Örneğin İngilizce Öğretmenliğine, Bankacılık, Hemşirelik Yüksekokuluna girişte bu puanlar alınabilir'' dedi.

Yarımağan, bir önceki yıl bir yükseköğretim programına merkezi sistemle yerleştirilen veya ön kayıtla kaydolan adayların yerleştirme puanları hesaplanırken 0.15 ve 0.06 katsayılarının yarısının (0.15 yerine 0.075; 0.06 yerine 0.03) alınacağını belirtti.

(AA)

Devamını okuyun...>>



Yüksek Öğretim Kurumu (YÖK), meslek liseleri ve imam-hatip liseleri mezunlarına yönelik katsayı farkı uygulamasını kaldırdı.

YÖK Genel Kurulu, YÖK Başkanı Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan başkanlığında toplandı. YÖK tarafından yaklaşık 10 saat süren toplantı sonrasında konuyla ilgili olarak yazılı bir açıklama yapıldı.

Yazılı açıklamada, 2010 yılından itibaren uygulamaya konulacak iki aşamalı üniversiteye giriş sisteminde “Yerleştirme puanlarının hesaplanmasında ağırlıklı ortaöğretim başarı puanlarının 0.15 katsayısı ile çarpılmasına, adaylardan öğretmen lisesi veya meslek lisesi mezunu olanların kendi alanlarındaki programları tercih etmeleri halinde ağırlıklı ortaöğretim başarı puanlarının 0.06 ek katsayı ile çarpımı sonucunda bulunan değerin puana ekleneceğini bildirildi. YÖK’ten yapılan açıklama şöyle:

“ ‘Yükseköğretime Geçiş Sınavı’ ile ‘Lisans Yerleştirme Sınavı’ndaki ağırlıklı puanlarının her biri, kendi içinde en büyüğü 500, en küçüğü 100 olan puanlara dönüştürülür. ‘Ağırlıklı Ortaöğretim Başarı Puanları’, en büyüğü 500, en küçüğü 100 olacak şekilde hesaplanır.

Yerleştirme puanlarının hesaplanmasında ‘Ağırlıklı Ortaöğretim Başarı Puanı’ ‘0.15′ katsayısı ile çarpılır. Adaylardan öğretmen lisesi veya meslek lisesi mezunu olanların kendi alanlarındaki programları tercih etmeleri halinde, ‘Ağırlıklı Ortaöğretim Başarı Puanları’nın ‘0.06′ ek katsayı ile çarpımı sonucunda bulunan değer, üçüncü maddeye göre hesaplanan puana eklenir. Meslek lisesi mezunu adayların ek puanla girebildikleri kendi alanlarındaki her program için, bir LYS puan türünün yanı sıra bir de YGS puan türü belirlenir. Meslek lisesi mezunu olup olmadığına bakılmaksızın adayların bu programlara yerleştirilmesinde bu iki türden puanlarının büyük olanı esas alınır.”

-9 FAKÜLTEYE DEKAN ATAMASI-

YÖK Genel Kurulu’nda ayrıca 9 fakülteye dekan ataması da yapıldı. Erciyes Üniversitesi Eğitim Fakültesine Prof. Dr. Abdullah Saydam, Gaziosmanpaşa Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesine Prof. Dr. Mehmet Tekin, İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü Mimarlık Fakültesine Prof. Dr. Hasan Böke, Kafkas Üniversitesi Eğitim Fakültesine Prof. Dr. İsmail Çakmak, Fen-Edebiyat Fakültesine Prof. Dr. Arif Baysal, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesine Prof. Dr. Recai Çınar, Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesine Prof. Dr. Davut Tüney, Pamukkale Üniversitesi Eğitim Fakültesine Prof. Dr. Önder Göçgün ve Yüzüncü Yıl Üniversitesi Ziraat Fakültesine Prof. Dr. Şefik Tüfenkçi atandı.

Devamını okuyun...>>



ÖSS bitti ama öğrenci için asıl sınav yeni başlıyor. İlk ve belki de en önemli adım tercih süreci. Peki nelere dikkat etmeli?

Üniversite adayları tercihlerini yaparken nelere dikkat etmeli? Geleceğin meslekleri neler?

İLK ŞART ÖĞRENCİ YETENEKLERİNİ BİLMELİ

İşte Rehberlik uzmanı Turgay Polat öğrencilere öneml tavsiyelerde bulundu. ATV Haber’a konuşan Polat’a göre ilk şart öğrencinin yeteneklerini bilmesi.

İKİNCİ ŞART EN İYİ OLABİLME


Polat “hangi bölüme girilirse girilsin o bölümden sonra kendi işimizi kurabilme, kendi işimizde en iyisi olabilme anlayışı olmalı” diye konuştu.

5 YIL SONRASINI DÜŞÜNÜN

Polat öğrencilere “Devletler küçülüyor, kamu sektöründe çalışmak yerine girişimcilik ve yaratıcılık almaya başlıyor. Tercih yaparken 5 yıl sonrasının gereksinimi dikkate almalı” uyarısını yapıyor.

GELECEĞİN MESLEKLERİ

Bilişim (bilgisayarla her meslek)

Genetik mühendisliği

Biomedikal mühendislik

Enerji sistemleri mühendisliği

Ergonomi mühendisliği

Mekatronik mühendisliği (mekanik, elektrik-elektronik, bilgi teknolojileri)

Elektronik haberleşme mühendisliği

Sigorta risk mühendisliği

Kablosuz iletişim mühendisliği

Telekomünikasyon mühendisliği

İmalat mühendisliği

AB uzmanlığı

Uluslararası finans

Görsel iletişim tasarımcılığı

İnternet gazeteciliği

www.habervitrini.com

Devamını okuyun...>>


Yatay Geçiş

Yatay geçişler, eş değer eğitim programları veren yükseköğretim kurumları arasında yapılıyor. Başvurular ders yılının veya yarıyılın başlamasından 10 gün önce yapılıyor. Başvuruları fakülte yönetim kurulu inceliyor. İlk sene veya ilk yarıyılda yatay geçiş yapılamıyor. Ayrıca geçiş yapacak kişinin bütün derslerini geçmiş olması gerek. Genel not ortalaması en az % 65 olmalı. Ayrıca Tıp Fakülteleri son sınıfına (aile hekimliği) geçiş yapılamıyor. Eğer geçmek istediğiniz üniversite bölümünün taban puanı ÖSS’de aldığınız taban puandan yüksek ise genel not ortalamanız yukarıda söylediğimizden % 50 daha aza kadar ise hâla geçiş yapma şansınız var demektir.

Açık Öğretim ile dışarıdan Yükseköğretimden geçişler yapılamıyor. Aynı üniversite içerisindeki geçişler de bu genel kurallar içerisinde yapılıyor. Yabancı ülkelerdeki üniversitelerden geçiş için ise en az iki yarıyılın geçmiş olması gerekiyor.

Dikey Geçiş

Dikey Geçiş sisteminin amacı meslek yüksekokulları ve açıköğretim ön lisans programları mezunu başarılı öğrencilerini örgün eğitime veya açık öğretim lisans programlarına yönlendirmek. Aldığınız eğitimi yetersiz buluyorsanız, daha fazlasını istiyorsanız ve başarılı bir öğrenci iseniz bu sistem tam size göre.

Dikey Geçiş için söz konusu programlardan en çok beş yıl önce mezun olmuş olmalısınız. Sınavlara en fazla üç kez girebiliyorsunuz. O yıl son sınıfta iseniz staj dışındaki mezuniyet şartlarını yerine getirmişseniz de programa başvurabiliyorsunuz.

Başvurular Temmuz ayının son haftasına kadar yapılıyor. Sınav ise sözel ve sayısal bölümlerden oluşan bir yetenek sınavı. Burada önemli olan sınavdan alınan puan ve öğrencilerin genel not ortalamaları.

Lisans öğrenimine hak kazanılmış ise öğrenciler eksik kalan dersleri tamamlamak için iki yarıyıl öğrenim görüyor. Bazen buna ekstradan bir yarıyıl daha eklenebiliyor. Bu süre bittikten sonra üçüncü sınıftan öğrenim görmeye devam ediliyor. İlk iki yarı yıla Lisans Öğrenimine Hazırlık Programı deniyor ve bu süre içerisinde başarısız olursan üniversite ile ilişiğin kesiliyor. Üniversitede yabancı dil ile eğitim varsa yabancı dil muafiyet sınavı oluyorsun veya hazırlık sınıfına başlıyorsun. Hazırlık sınıfında da başarılı olamazsan üniversite ile ilişiğin kesiliyor.

Ayrıca bazı meslek yüksekokullarından açık öğretim lisans programlarına da sınavsız geçiş uygulaması var. Koşullar ilgili üniversite tarafından belirleniyor.

Çift Anadal Programı

Tek bölüm bana yetmez, ben bir bölüm daha okumalıyım diyorsan çift anadal programları işine yarayacak. Her üniversitenin kendisine göre şartları var. Üniversiteye girdiğinde mutlaka araştırmalısın.

Bazı üniversiteler, lisans öğrenimi boyunca başka bir bölümden belli sayıda ders alan ve belli bir not ortlamasını tutturan öğrencilerine her iki bölümün de diplomasını verir. Ancak bu konuda da ilgili üniversitelerden daha sağlıklı bilgi alınabilir.

Öğrenci Değişim Programları

Öğrenci Değişim Programları da ne demek oluyor? Üniversiteye başladın ve bir de baktın ki ‘’exchange programs’’ diye bir şeyler konuşuluyor. ‘A, o da neymiş’ dememen için biz sana anlatalım: Belli başlı üniversiteler anlaşmalı oldukları yurtdışındaki bazı üniversiteler ile öğrenci değişim programları uyguluyorlar. Sistem şöyle işliyor: Okulun değişim programlarıyla ilgilenen bir birimi bulunuyor, eğer ilgileniyorsan ve okulun belirlemiş olduğu genel not ortalaman da programa başvurmanı engellemiyorsa, buraya gidiyorsun ve başvuruyorsun. Amerika, İngiltere, Almanya, Hollanda gibi birçok ülkede, bir yarıyıl veya iki yarıyıl öğrenim görebiliyorsun. Sen orada öğrenim görürken o üniversiteden gelen bir başkası da senin üniversitende öğrenim görüyor. Böylece değişim programı uygulanmış oluyor. Bu programın amacı öğrencileri farklı kültürlerle tanıştırmak, öğrencilerin yabancı dillerini geliştirmek ve vizyonlarını genişletmek. Şartlar üniversiteden üniversiteye değişiyor. Öğrenci değişim programları yurtdışı tecrübesi için çok önemli bir fırsat olarak görülüyor!

Ayrıca bu programlara burslu gitme imkânı da var. Erasmus ve Sokrates programları bunların başlıcaları. Bu programlar Avrupa Birliği Antlaşması kapsamında yapılıyor ve amaç bütün vatandaşların yaşam boyu öğrenme standartlarını artırmak. Üniversiteye girer girmez mutlaka değişim programı biriminin kapısını bir çalmalısın.

Kaynak : exi26


Devamını okuyun...>>


Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, okullarda mavi önlüklerin artık tarihe karışacağını açıkladı.

Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, okullarda mavi önlüklerin artık tarihe karışacağını, 2009-2010 eğitim yılı itibariyle, öğrencilerin daha çağdaş ve rahat formalar giyeceklerini açıkladı. Bakanlık, yakın zamanda yeni forma modellerini internette yayınlayarak velilerden görüş alacak. Formalar eksiki gibi tek renk olmayacak.

Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, 2009-2010 eğitim öğretim yılı itibariyle mavi önlüklerin kullanılmayacağını, yerine yeni ve daha rahat “formaların” kullanılacağını açıkladı. Bakan Çelik, yaptığı açıklamada, asıl meselenin kravat, pantolon, ceket “hikayesi” olmadığını söyleyerek, okullarda serbest kıyafete ise karşı olduğunu söyledi. Çelik, “Şimdi okullarda biz bunu bu şekilde yaptığımız zaman bu işin önünü alamazsınız. Bin bir türlü başınıza dert alırsınız. Bütün Avrupa’da da herkes canı istediği gibi giymiyor. Bizim burada üzerinde durduğumuz şudur. Her okulun standart kıyafeti olsun. Gelecek seneden itibaren mavi önlüğü kaldıracağız” dedi.

-2009-2010 EĞİTİM YILI İTİBARİYLE YENİ FORMALAR KULLANILACAK-

Daha önce kullanılan siyah önlüklerin “sefaleti” örtmek için olduğunu ifade eden Çelik, Türkiye’nin ekonomisini düzelmesi ile okul kıyafetlerinin de değiştiğini kaydetti. Çelik, “Çocukların kıyafetleri gördünüz mü. Beyaz tişört, lacivert etek kızlarda, erkeklerde pantolon. Gayet de şık olmuştu. Biz modeller koyacağız internette velilerin beğenisine sunacağız. Modellerin hepsi hazırlandı. Bu uzun zamandır hazırlanan bir şey. 2009-2010 için hazırlandı. Bu sene velilere ekstra masraf çıkarma niyetinde değiliz. Serbest kıyafet olsa ne olur. Biz bir inceleme yaptırtırdık. En az 4 kat artıyor masraf. Bir de bu Türkiye’de gelir dağılımımdaki adaletsizlik belli bir seviyeye gelmeden olmaz. Mesela bir kısım öğrenciler markalı elbiseler ile okula gidecekler. Şimdi bir kısmı garip garip giyinerek gidecek ve bu çok travmatik sonuçlar doğurabilir. Ama forma olunca, birinin beş tane var, birinin iki tane var. Ama neticede hepsi aynı. Bu, bu sıkıntıyı gideriyor. Tamamen serbest kıyafete geçme niyetinde değiliz” açıklamasında bulundu.

Bakan Çelik, öğrencilere çeşit çeşit alternatifler sunulacağını belirterek, “Buradaki esas amaç çocukların kendini daha rahat hissedebileceği, ama asla disiplinden taviz yok. Böyle pejmürde darmadağınık, şekilde okula, zaten tertipli düzenli giyinmek de eğitimin parçasıdır. Bu sene öğrencilerin kıyafetine müdahale etmiyoruz, ama ‘kravat takmadın’ gibi sıkıntılar olmaz” dedi.

-BAKANLIK FORMALAR İÇİN VELİLERDEN GÖRÜŞ ALACAK-

Milli Eğitim Bakanlığı Kız Teknik Öğretim Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan yeni forma modelleri, yakın zamanda Milli Eğitim Bakanlığı internet sitesinden yayınlanarak velilerin beğenisine de sunulacak. Her renkte ve farklı modellerde yapılacak yeni formalarla ilgili olarak velilerden görüş alınacak. Milli Eğitim Bakanlığı yeni formalarla ilgili olarak yaklaşık 8 aydır çalışmalarını sürdürürken, hazırlıklarını neredeyse tamamladı.

internethaber.com

Devamını okuyun...>>




Öğrencilerin ödeyemediği öğrenim kredi borcuna faiz indirimi ve taksit kolaylığı getiriliyor. Tasarı TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'da Komisyonda, ''torba kanun'' olarak nitelendirilen Bütçe Kanunlarında Yer Alan Bazı Hükümlerin İlgili Kanun ve KHK'lere Eklenmesi ile Bazı Kanun ve KHK'lerde Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Tasarısının görüşmelerine devam edildi.

Tasarının son maddesinde değişiklik ve yeni madde ihdasına ilişkin, 16 önerge kabul edildi. Komisyonda ortak hazırlanan bir önergeyle öğrencilerin ödeyemediği öğrenim kredileriyle ilgili düzenleme yapıldı.

Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumundan aldıkları krediyi ödeyemeyenlerin 3 ay içerisinde başvurarak taahhütte bulunması halinde; borcunun tamamını 3 ay içinde ödeyenlerin gecikme zammının yüzde 75'i, 12 ay içinde aylık taksitler halinde ödeyenlerin gecikme zammının yüzde 50'si, 24 ay içinde aylık taksitler halinde ödeyenlerin gecikme zammının yüzde 25'i, 48 ayda ödeyenlerin gecikme zammının yüzde 10'u affedilecek.

Aylık taksitlerin aksatılmadan ödenmesi halinde başvuru ve taahhüt edilen ödeme süreleri için gecikme zammı uygulanmayacak. Aylık taksitlerin aksatılması halinde ise başvuru tarihinden itibaren gecikme zammı uygulanarak borcun tahsili yapılacak.

-İNTERNETTEN ALKOL VE SİGARA SATIŞI-

AK Parti'li milletvekilleri, internet üzerinden tütün mamulleri veya alkollü içki satanlara uygulanan 20 bin ile 100 bin TL para cezasının, 1'yıldan 3 yıla kadar hapis cezası şeklinde değiştirilmesi için önerge verdi.

AK Parti Adana Milletvekili Necdet Ünüvar, internet üzerinden tütün mamulleri ve alkollü içkilerin satışında olağanüstü artış olduğunu kaydederek, internet üzerinden yapılan alışverişlerde yaş sınırlamasının mümkün olmadığını söyledi. Ünüvar, para cezası yerine hapis cezası öngörülerek, internet üzerinden yapılan söz konusu satışların caydırıcı olmasının amaçlandığını bildirdi.

Necdet Ünüvar, vahim boyutlara ulaşan internet üzerinden satışları yapanlara ''en caydırıcı olmakla birlikte en düşük'' cezanın verilmesi gerektiğini söyledi.

CHP Trabzon Milletvekili Akif Hamzaçebi, basına yansıyan haberlerde alkol üreten bir kişinin 1 litrelik şişeyi 25 cc'lik bandrolle sattığını anımsatarak, bu suçu işleyenlere herhangi bir ceza öngörülmediğini kaydetti. Hamzaçebi, anayasa gereği cezalarda ölçülülük ilkesinin gözetilmesi gerektiğini belirtti.

Kabul edilen önergeye göre, tütün mamulleri veya alkollü içkilerin tüketicilere satışını; internet, televizyon, faks ve telefon gibi elektronik ticaret araçları ya da posta ile sipariş yöntemi kullanarak yapmak üzere satış sistemi kuran veya faaliyette bulunanlara 1 yıldan 3 yıla kadar hapis ve 5 bin günden 10 bin güne kadar adli para cezası verilecek. Satışın internet ortamında yapılması halinde söz konusu site engellenecek.

-BAŞBAKANLIĞA ALINACAK MOTORLU TAŞITLAR...-

Kabul edilen diğer bir önergeyle Başbakanlığa alınacak motorlu taşıtlara gümrük vergisi muafiyeti getiriliyor.

CHP Trabzon Milletvekili Hamzaçebi, Başbakanlığa alınacak uçak ve motorlu taşıtlara 10 yıl süreyle Gümrük Vergisi muafiyeti tanınmak istemesine karşı olduklarını belirterek, ''Ayıptır bu. Türkiye ekonomik krizde. Bu düzenlemeye diyecek bir sözüm yok'' dedi. Hamzaçebi, tasarıdan çıkarılan Başbakanlık personeline fazla çalışma ücreti ödenmesine ilişkin düzenlemenin daha masum bir düzenleme olduğunu savunarak, Başbakanlığa alınacak araçların fiyatlarının kamuoyuna düşük gösterilmesi için KDV, ÖTV ve GV muafiyeti getirilmek istendiğini ifade etti.

DSP İzmir Milletvekili Harun Öztürk, düzenlemenin geri çekilmesi gerektiğini belirterek, kamunun araç ihtiyacının da Başbakanlık kanalıyla alınıp diğer bakanlıklara tahsis edilebileceğine dikkati çekti. Öztürk, söz konusu vergiler için ne kadar ödeneğe ihtiyaç duyulduğunu, bu ödeneğin karşılanmadığı gerekçesiyle mi düzenlemenin getirildiğini sordu.

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Başbakanlığın güvenlik gerekçesiyle bazı illerin valilerine zırhlı ve nitelikli araç almak durumunda olduğunu, bu nedenle böyle bir düzenlemeye gidildiğini söyledi.

Kabul edilen bu düzenlemeye göre, Başbakanlık merkez teşkilatı tarafından ithal edilen motorlu taşıtlar, 10 yıl süreyle Gümrük Vergisinden muaf tutulacak. (AA)

Devamını okuyun...>>


Türkiye’nin en aktif üniversite kulüpleri belli oldu. Türkiye’nin en büyük online üniversite medyası Üniaktivite’nin organize ettiği ve 60 finalist üniversite öğrenci kulübünün katıldığı “En Aktif Kulüp Yarışması”nın ödül töreni İTÜ ARI Teknokent’te yapıldı.

Ödül törenine Türkiye’nin dört bir yanından dereceye giren 60 üniversite kulübünün temsilcilerinin yanı sıra, gençlere yönelik çözümleri bulunan firmalardan da birçok üst düzey yönetici katıldı. Daha önce iki defa pilot uygulaması gerçekleşen “En Aktif Kulüp” yarışması, bu sene resmi olarak üçüncü defa, Mynet’in ana sponsorluğunda ve Finansbank, Bilişim Eğitim Merkezi, Global Vizyon Yurtdışı Eğitim, Coproline, Hobby Kozmetik ve Likya’nın kategori sponsorluğunda gerçekleşti. Üniversitelilerin büyük bir ilgiyle takip ettiği yarışmanın basın sponsorları arasında Habertürk, İşte İnsan, Kurumsalhaberler.com, Radyo ODTÜ, Genç Gelişim, Haber.gen.tr ve Businews de bulunuyor.

Yarışmanın jürisi Üniaktivite ve sponsor şirketlerin temsilcilerinden oluştu. Ayrıca Üniaktivite üyelerinin verdiği oylar da sonuçları önemli oranda etkiledi. Saat 17:00′den itibaren İTÜ ARI Teknokent’te oluşturulan fuar alanında öğrenci kulüpleri temsilcileriyle bir araya gelme fırsatı yakalayan markalar, temsilciler ile tanışma ve önümüzdeki dönem birlikte çalışma planları yapma fırsatı buldular.

Saat 19:00′da ise Üniaktivite Genel Koordinatörü Güray Erişkin’in açılış konuşmasıyla tören başladı. Yarışmanın Ana Sponsoru Mynet’ten Pazarlama Uzmanı Aylin Koyuncu, konuşmasında yarışmanın Ana Sponsoru olarak başarılı üniversite kulüplerini desteklemekten onur duyduklarını belirtti. Mynet’in gençlere yönelik projeleri her zaman değerlendirdiğini anlatan Koyuncu, bu başarılı gençlerin önümüzdeki yıllarda çok daha büyük başarılara imza atacağından emin olduğunu iletti.

Konuşmanın ardından çeşitli kategorilerde, diğer aktivitelerden sıyrılarak özel ödül almaya hak kazanan kulüplere verilen Aktivite Ödülleri’ne geçildi. “En Sıradışı Aktivite” gece başlayıp sabaha kadar gözlemler ve anlatımlarla süren, ismini Rus kozmonot Yuri Gagarin’den alan “Yuri Gecesi” ile İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Astronomi Kulübü’nün oldu. “En Sportif Aktivite” ödülünü Kocaeli Üniversite Modifiye Kulübü “Modifiye Festivali” ile alırken “En İyi Uluslarası Aktivite” ödülünü yine İTÜ’den Yatırım Kulübü “Gobi 2009” ile aldı. “En Girişimci Aktivite” ödülü ise Uludağ Üniversitesi İktisat Topluluğu’nun I. Uludağ Ekonomi Zirvesi’ne geldi. Gecede, Yıldız Teknik Üniversitesi Dans Kulübü öğrencilerinin yaptığı dans gösterisinin ardından “En Aktif Kulüp Ödülleri” ve sıralama şu şekilde açıklandı:

En Aktif Kulüp Ödülleri
Bilim ve Teknoloji
1. Yıldız Teknik Üniversitesi IEEE Kulübü
2. Sabancı Üniversitesi Robot Kulübü
3. Bilkent Üniversitesi Bilkent IEEE Öğrenci Kolu

İş ve Kariyer
1. Orta Doğu Teknik Üniversitesi İşletme Topluluğu
2. Yıldız Teknik Üniversitesi Kalite ve Verimlilik Kulübü
3. Uludağ Üniversitesi İnsan Kaynakları Topluluğu

Spor
1. Bilkent Üniversitesi Bilkentli Aslanlar Kulübü
2. Orta Doğu Teknik Üniversitesi Su Altı Sporları (ODTÜ-SAS)
3. Dumlupınar Üniversitesi Dağcılık Kulübü

Sanat
1. Selçuk Üniversitesi YardımlaşaRock ve Kültür Topluluğu
2. Yeditepe Üniversitesi Tiyatro Kulübü
3. Yıldız Teknik Üniversitesi Dans Kulübü

Düşünce ve Genel Kültür
1. Başkent Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Topluluğu
2. Süleyman Demirel Üniversitesi Atatürkçü Düşünce Topluluğu
3. Selçuk Üniversitesi Gümüşkepçe Öğrenci Topluluğu

Sosyal Sorumluluk
1. Boğaziçi Üniversitesi Sosyal Hizmet Kulübü
2. Abant İzzet Baysal Üniversitesi Özel Eğitim Topluluğu
3. Doğu Akdeniz Üniversitesi Arama ve Kurtarma Topluluğu

Aktivite Ödülleri
En Sıradışı Aktivite
Yuri Gecesi
İstanbul Teknik Üniversitesi Astronomi Kulübü
En Sportif Aktivite
Modifiye Festivali
Kocaeli Üniversitesi Motor Sporları Kulübü
En iyi Uluslararası Aktivite
Gobi 2009
İstanbul Teknik Üniversitesi Yatırım Kulübü
En Girişimci Aktivite
I. Uludağ Ekonomi Zirvesi
Uludağ Üniversitesi İktisat Topluluğu
Birincilik ödüllerinin İstanbul ve Ankara üniversitelerince bölüşüldüğü görülürken Selçuk Üniversitesi’nin YardımlaşaRock ve Kültür Topluluğu Sanat Kategorisinde dikkat çekti. Ligde hem şampiyonluk hem de Türkiye Kupası’nı alan Beşiktaş, spor kategorisinde ödülü Bilkent Üniversitesi Bilkentli Aslanlar Kulübü’nün kazanmasıyla Galatasaray’a kaptırdı.
İkincilik ve üçüncülük ödüllerinde Anadolu üniversiteleri dikkati çekerken, yarışma bu üniversitelerdeki başarı grafiğinin her geçen gün yükseldiği de ortaya koydu.


Devamını okuyun...>>


Gelecek sınava çalışmaya başlamadan önce, hafızanızı doğru kullanarak sadece sizin için gerekli bilgilere yer verebilirsiniz. Hafızanızı geliştirmek için bir çok test ve teknik mevcuttur. Bunlar daha çok kavramsal psikolojiyle ilgilidir. Amaç hafızayı geliştirmek, geri çağrışım yapabilmek, akılda kalıcılığı arttırmaktır.

1. Çalıştığınız konuya odaklanın: Dikkat, hafıza için çok önemli bir öğedir. Bu yüzden müzik seti, bilgisayar vb. dikkat dağıtıcı öğelerden mümkün olduğunca uzak bir yerde çalışmaya gayret ediniz.

2. Klasik çalışma yerine çeşitli materyallerle çalışmayı deneyin: Öğrenim materyallerinin kullanımı size hem zaman hem de pratiklik kazandırır. Araştırmalar, çalışırken farklı materyaller kullanan öğrencilerin daha çabuk öğrendiğini ve de bilgilerinin de daha kalıcı olduklarını kanıtlamıştır.

3. Üzerinde çalıştığınız konuyu iyi organize edin: Organize edilmiş bilgiler, demet halinde bilgi kümelerine benzerler. Benzer konuları, başlıkları gruplayarak, okuduklarınızın özetini çıkarak daha kalıcı öğrenmeler elde edebilirsiniz.

4. Bilgiyi hatırlamak için hafıza çağrıştırıcılarını kullanabilirsiniz: Hafıza geliştirici oyunlar, sıkça kullanılabilen ve de geri çağrışıma yararlı tekniklerden sayılabilir. Hem de kolay ve eğlenceli bir yoldur. Öğrendiğiniz konuya espri, yenilik, tuhaflık veya sıra dışılık katarak daha kolay ve iyi öğrenme sağlayabilirsiniz.

5. Öğrendikleriniz ayrıntılı çalışın ve tekrarlayın: Ayrıntılı tekrarlar bilginin uzun süreli hafızaya gönderilmesinde yararlıdır. Çalıştığınız konuya önce bir göz gezdirin, anahtar kelimeleri bulun.okuyun.gerekirse özet çıkarın ve daha sonra özetiniz ve kısa notlarınızı sık sık tekrar edin.

6. Yeni ve eski bilgilerinizi ilişkilendirin: Bilmediğiniz bir konuda çalışırken onu eski bildiklerinizle ilişkilendirmeye çalışın. Öğrenmek zorunda olduğunuz bir konuyu çevrenizde size tanıdık gelen nesnelerle, olaylarla eşleştirmek öğrenmeyi kolaylaştırır.

7. Görselliğe önem verin: Fotoğrafları, grafikleri veya tabloları hatırlatıcı olarak kullanabilirsiniz. Eğer bunlar kitaplarınızda yoksa bile veya sizin ilginizi çekmiyorsa, siz kendi hatırlatıcı materyallerinizi kendiniz yaratarak öğrenmeyi kalıcı kılabilirsiniz. Notlarınızı renkli kağıtlara yazmak, resimler, tablolar çizmek,boyamalar yapmak öğrenmeyi eğlenceli hale getirebilir.

8. Öğrendiklerinizi başkalarına öğretin: Öğrendikleriniz bir arkadaşınıza, kardeşinize öğretmek, anlatmak öğrendiklerinizi pekiştirmeniz için yararlı olacaktır.

9. Zor konular için fazladan vakit harcayın: Bazı konular çok kolay öğrenilir de kimileri o kadar kolay öğrenilmez. Zorlandığınızı düşündünüz konularda pes etmeyin, farklı teknikler ve yollar kullanarak çalışın ve dikkatli olun.

10. Öğrenim şeklinizi çeşitlendiriniz: Son ve en mükemmel yol alışık olduğunuz rutini değiştirmektir. Alışkın olduğunuz yerden farklı bir yere çıkın veya hep gece çalışıyorsanız birkaç dakikada olsa gündüz çalışmaya başlayın.

Kendiniz için yapacağınız her yenilik öğrenmenizi kolaylaştıracak ve bilgilerinizin geçerliliğini koruyacağı yeni bir yoldur.


Devamını okuyun...>>

|| ||

Son Eklenen Konular

Related Posts with Thumbnails